English-Turkish translations for distinguish:

ayrılmak, ayırmak · ayırt etmek · görmek · mükemmel · sivrilmiş · anlamak · other translations

distinguish ayrılmak, ayırmak

Cochran: Can a drone distinguish between an Al Qaeda operative and a goat herder?

Bir insansız hava aracı El Kaide teröristi ile keçi çobanını ayırt edebiliyor mu?

It's Ilya Gavrik, his itineraries, likely protection measures, blood type, distinguishing features.

Bu Ilya Gavrik, onun gezi programı, muhtemel koruma tedbirleri, kan grubu, ayırt edici özellikleri.

Does he have any distinguishing marks?

Onun hiç ayırt edici özelliği var mı?

Click to see more example sentences
distinguish ayırt etmek

Cochran: Can a drone distinguish between an Al Qaeda operative and a goat herder?

Bir insansız hava aracı El Kaide teröristi ile keçi çobanını ayırt edebiliyor mu?

Can a drone distinguish between an Al Qaeda operative and a goat herder?

Bir insansız hava aracı bir El Kaide teröristi ile bir keçi çobanını ayırt edebiliyor mu?

So, Ben, what are your distinguishing marks?

Peki, Ben, senin ayırt edilmeni sağlayan işaretler ne?

Click to see more example sentences
distinguish görmek

And he seems so distinguished.

Ve böyle de seçkin görünüyor.

You look so distinguished, Charlie.

Çok seçkin görünüyorsun Charlie.

distinguish mükemmel

You're a great cop with a very distinguished career.

Sen mükemmel bir kariyeri olan harika bir polissin.

distinguish sivrilmiş

Yury Andreyvich Zhivago, doctor and poet, doubly distinguished.

Andrejevich Yury Zhivago doktor ve şair, iki konuda da sivrilmiş.

distinguish anlamak

They can distinguish very well between Adolf and Adolphe.

Adolf ile Adolphe arasındaki farkı çok iyi anlarlar.