distortion's

A best guess is it's some type of spatial distortion wave.

En iyi tahminime göre, bu bir çeşit uzaysal çarpıtma dalgası.

Captain, there's a spatial distortion heading toward us.

Kaptan, bir uzay çarpıtması bize doğru yöneliyor.

The voice was intentionally distorted, but it didn't match John Kramer's.

Ses kasıtlı olarak bozulmuş ama John Kramer'ın sesiyle eşleşmiyor.

There's too much distortion.

Çok fazla bozulma var.

It's very calm, no gravimetric distortions.

Burası çok sakin, çekimsel bükülmeler yok.

No, it's distorted and there's street noise.

Hayır, ses değiştirilmiş ve sokak sesi var.

I mean, he's using real names and distorting the truth.

Yani, o gerçek isimler kullanıyor ve gerçeği çarpıtıyor.

It's a distortion.

Bu bir çarpıtma.

This city's full of time distortions.

Bu şehir zaman değişimleriyle dolu.

No, it's distortion.

Hayır, sadece parazit.