English-Turkish translations for distressing:

üzücü · sıkıntılı · other translations

distressing üzücü

Daniel, I'm afraid I have some rather distressing news for you.

Daniel, korkarım ki senin için birkaç üzücü haberim var.

Then they both got some distressing news.

Sonra her ikisi de bazı üzücü haberler aldı.

A most distressing time for you, madame.

Sizin için çok üzücü bir an, Madam.

Click to see more example sentences
distressing sıkıntılı

Received a distress signal, but no sign of

Bir sıkıntı sinyali alındı fakat hiçbir iz yok

I've never seen you this distressed

Seni hiç bu kadar sıkıntılı görmemiştim.

Heroin caused the respiratory distress.

Eroin solunum sıkıntısına neden oldu

Click to see more example sentences