English-Turkish translations for distributive:

dağıtım · dağıtan · ’’her’’ · other translations

distributive dağıtım

A natural gas distribution center.

Bir doğal gaz dağıtım merkezi.

Bierko's targeting a natural gas distribution center, but we don't know which one.

Bierko, bir doğal gaz dağıtım merkezini hedefliyor. Ama hangisi olduğunu bilmiyoruz.

Well, Nicky said that the song's only got local distribution.

Nicky bunu demişti şarkının sadece yerel dağıtımı var.

Click to see more example sentences
distributive dağıtan

A week later Han got suspended from school for distributing cheat sheets.

Bir hafta sonra, Han kopya kağıtları dağıttığı için okuldan uzaklaştırıldı.

And Phil distributed them.

Ve Phil onları dağıttı.

Distribute the rocket launchers and take out those gunships.

Roket atarları dağıt ve şu savaş gemilerini hallet.

Click to see more example sentences
distributive ’’her’’

Schematics, power distribution, life support configurations, everything you've got.

Şematikler, güç dağıtımı, yaşam desteği ayarlamaları, elinizdeki her şeyi.

Well, everything is distributed evenly.

Her şey eşit olarak dağıtılıyor.