English-Turkish translations for divide:

bölmek · ayırmak, ayrılmak · bölme · ikiye ayırmak · parçalamak · ayrım · kesmek · bölünme · bölü · dağıtmak · other translations

divide bölmek

See? This is exactly what our nemesis wants. Divide and conquer.

Gördün mü, düşmanın istediği şey de tam olarak bu böl ve fethet.

Old "divide and conquer" working, huh?

Eski "böl ve fethet" işe yarıyor ha?

Here's the two-headed dragon phase, like he was divided.

Burada iki başlı ejderha onun gibi ikiye bölünmüş.

Click to see more example sentences
divide ayırmak, ayrılmak

omnia gallia in tres partes divisa est." "all Gaul is divided unto three parts.

Omnia gallia in tres partes divisa est." "Tüm Galya üç parçaya ayrılmıştır.

Spartan society was divided into Spartiates, Perioeci and Helots.

Sparta toplumu ikiye ayrıldı: Spartalılar, Perioeci'ler ve Helotlar.

Two corpses divide these camps.

Bu kampları iki ceset ayırıyor.

Click to see more example sentences
divide bölme

Oh, this cab is bringing back memories: cheap vinyl, plastic divider, dirty floors.

Bu taksi anılarımı canlandırıyor. Ucuz vinil, plastik bölme, pis yerler.

Ooh, a couple of Swedish sailor cells just gang-divided a virginal cheerleader cell.

Birkaç tane İsveçli denizci hücre, bakire bir amigo hücresini bölmeyi başardı.

So far it's just a lot of dividing and multiplying.

Şimdiye kadar çok fazla bölme ve çoğaltma işlemi var.

Click to see more example sentences
divide ikiye ayırmak

Spartan society was divided into Spartiates, Perioeci and Helots.

Sparta toplumu ikiye ayrıldı: Spartalılar, Perioeci'ler ve Helotlar.

Two corpses divide these camps.

Bu kampları iki ceset ayırıyor.

Spain's always divided in two.

İspanya her zaman ikiye ayrılmıştır.

divide parçalamak

Of course, divide and conquer.

Tabii, parçala ve fethet.

Divide and conquer.

Parçala ve fethet.

Divide and rule. Hit him!

Parçala ve yönet, vur ona!

divide ayrım

In these days of darkness in the Great Divide

Bu karanlık günlerde, bu Büyük Ayrım'ın içinde

Or crosswalks. Or lane dividers.

Yaya geçitleri ve yol ayrımları gibi.

divide kesmek

Yeah, divide and conquer.

Evet. Kes ve fethet.

Divide at pylorus.

Mide boşluğundan kes.

divide bölünme

And there's a divide.

Ve bir bölünme vardı.

divide bölü

P equals F divided by S

P eşittir, F bölü S

divide dağıtmak

The entire estate, including the hotel, was divided equally between Gregory, Suzanna, Tristan and Julia.

Bütün mülk, otel dahil Gregory, Suzanna, Tristan ve Julia arasında eşit olarak dağıtılmıştı.