English-Turkish translations for divorce:

boşanma, boşanma. · boşanmak · boşamak · ayırmak, ayrılmak · boşama · ayrılık · other translations

divorce boşanma, boşanma.

To be honest, I'm not sure you could get a divorce because I'm not even sure you're officially married.

Dürüst olmak gerekirse, ben bir boşanma alabilir emin değilim Ben bile emin değilim çünkü resmen evlisin.

The divorce wasn't your fault.

Boşanmaları senin suçun değildi.

I'm your lawyer: It's that or a nasty divorce.

Avukatınız olarak: ya bu ya da berbat bir boşanma.

Click to see more example sentences
divorce boşanmak

Well, Victoria told Walter she wanted a divorce, but he's a proud man.

Victoria, Walter'a boşanmak istediğini söyledi ama o gururlu bir adam.

Yeah, I'm divorced, too.

Evet, ben de boşandım.

You're married and I'm barely divorced.

Sen evlisin ve ben yeni boşandım.

Click to see more example sentences
divorce boşamak

And I'm gonna divorce him, probably right now.

Ben de onu boşayacağım. Muhtemelen şu anda.

Listen, I divorced myself from my family, OK?

Dinle, ben kendimi ailemden boşadım, tamam mı?

So Marshall eriksen, Will you divorce me?

Bu yüzden Marshall Eriksen beni boşar mısın?

Click to see more example sentences
divorce ayırmak, ayrılmak

Yeah, Jake and his wife divorced last year.

Evet. Jake ve karısı geçen yıl ayrıldı.

Not divorced or not separated just full-on married to a woman named Pamela?

Boşanmış ya da ayrılmış değil Pamela adına bir kadınla tamamen evli mi?

He may be recently Separated or divorced.

Yakın zamanda ayrılmış ya da boşanmış olabilir.

Click to see more example sentences
divorce boşama

Conceived for Susan Alexander Kane, half-finished before she divorced him the still unfinished Xanadu.

Susan Alexander Kane için yapılmış, o Kane'i boşamadan önce yarısı tamamlanmıştı. Hala tamamlanmamış Xanadu.

Before Dr.Roberts divorced her.

Dr.Roberts onu boşamadan önce.

Before Dr. Bloberts divorced her.

Roberts onu boşamadan önce.

divorce ayrılık

This is a voluntary divorce

Bu gönüllü bir ayrılık.

Separation, divorce, custody.

Ayrılık, boşanma, velâyet.