doctrines

Yes, there is a French radical group that teaches that doctrine.

Evet, bu doktrini öğreten radikal Fransız bir grup var.

The entire so-called preemption doctrine, come on, that's a complete failure.

Bütün bu adı üstünde etkisizleştirme doktrini, hadi ama, bu tamamen başarısızlık.

Why are these esoteric doctrines important to Hitler?

Bu ezoterik doktrinler Hitler için neden önemliydi?

You're violating the castle doctrine, Sheriff.

Kale Doktrinini" ihlal ediyorsun Şerif.

One-Eyed Zack lives with Granny Doctrine.

Tek Gözlü Zack Büyükanne Doktrin'le yaşıyor.

They force-fed us Soviet doctrine, day and night.

Bize zorla Sovyet ilkelerini öğrettiler, gece gündüz.

He has seduced the people taught foul, disgusting doctrines.

İnsanları baştan çıkardı kötü, iğrenç inancını öğretti.

Our Doctrine says 'Celestial marriage is the gate to excaltation.'

Bizim öğretimiz der ki kutsal evlilik kurtuluş için bir geçittir.

The Larry Munsch love doctrine.

Larry Munsch aşk doktrini.

I have formulated six fundamental doctrinal questions.

Altı tane temel doktrin sorusu belirledim.