English-Turkish translations for doe:

isimsiz · geyik · tavşan · Ceylan · keçi · meçhul · other translations

doe isimsiz

Does that name mean nothing to you?

Bu isim sana bir şey ifade ediyor mu?

What does Richard have to do with this?

Ne Richard bu ile ne ilgisi var?

Now, why does that sound so familiar?

İsim neden bu kadar tanıdık geliyor?

Click to see more example sentences
doe geyik

A sweet, innocent, harmless, leaf-eating, doe-eyed little deer.

Tatlı, masum, zararsız, yaprak yiyen, güzel gözlü küçük bir geyik.

Why does old enemy Prickly Jack come to Nervous Elk?

Neden eski düşman Huysuz Jack, Asabi Geyik'e gelmek?

Doe, a deer.

Doe, bir geyik.

Click to see more example sentences
doe tavşan

Does Harvey know about you and his little bunny?

Harvey, sen ve küçük tavşanı hakkında bir şeyler biliyor mu?

So, does it have a name, this rabbit?

Peki bir adı var bu tavşanın?

What does the hungry rabbit jumps mean?

tavşan atlar, ne anlama geliyor?

Click to see more example sentences
doe Ceylan

Those doe eyes and that accent

Bu ceylan gibi gözler ve bu aksan

That's that's Doe Eyes!

Bu bu ceylan gözlü!

Farewell, Doe Eyes.

Elveda, Ceylan gözlü.

Click to see more example sentences
doe keçi

And he clearly has a goatee, does he not, Agent Noh?

Ve bariz bir şekilde keçi sakalı varmış değil mi Ajan Noh?

Does it give milk like goats?

Keçiler gibi süt verir mi?

Does Brad Pitt need a goat?

Brad Pitt'in keçi ister mi?

Click to see more example sentences
doe meçhul

Don't worry, Mr. Doe.

Merak etmeyin, Bay meçhul.

Nothing; right now, he's a John Doe.

Hiçbir şey. Şu anda kimliği meçhul.

Our John Doe is Lance Corporal Danforth.

Kimliği meçhul kurban Kıdemsiz Onbaşı Danforth.