doesn't

Yeah, well, he's not here, and he doesn't know anything about that.

O burada değil ve bu konu hakkında hiçbir şey bilmiyor.

There is something real about that little car, something that doesn't even have a name.

Şu küçük araba hakkında bir gerçek var ki, o da bir isminin bile olmaması.

And I know, it doesn't look like much, but there is something very special about it.

Ve biliyorum, pek bir şeye benzemiyor. ama bu konuda çok özel bir şey var.

But that doesn't mean that everything has to be black and white, right?

Evet, haklısın ama bu demek değil ki her şey siyah ve beyaz olacak, değil mi?

It's a very interesting story, future boy but there's one thing that doesn't make sense.

Bu çok ilginç bir hikaye, gelecekten gelen çocuk ama mantıklı olmayan tek bir şey var.

But that doesn't mean anything to you, does it?

Ama bu sizin için hiçbir şey ifade etmiyor, değil mi?

Yeah, because he doesn't know anything about it.

Evet çünkü bunun hakkında hiçbir şey bilmiyor.

this doesn't make him a free man. he's already a free man. he's dead!

Bu onu Özgür bir adam yapmiyor. O zaten Özgür bir adam. O Öldü.

I still love him, but he doesn't love me.

Onu hâlâ seviyorum. Ama o beni sevmiyor.

I know that and you know that, but his dad doesn't know that.

Ben biliyorum, sen de biliyorsun ama işte bir babası bilmiyor.