English-Turkish translations for dog:

köpekli, köpek · sosisli · adam · kurt · sosis · it · takip etmek · herif · tazı · izlemek · other translations

dog köpekli, köpek

I'll never guess what kind of dog you are, because you're not a dog.

Ne tür bir köpek olduğunu hiçbir zaman bulamayacağım, çünkü sen bir köpek değilsin.

A person and a dog.

Bir insan ve bir köpek.

Stupid, stupid dog!

Aptal, aptal köpek!

Click to see more example sentences
dog sosisli

And then I started eating two whole pizzas and five chili dogs, and I Turned into Tom Arnold.

Sonra iki bütün pizza ve beş acılı sosisli yemeye başladım ve Tom Arnold'a döndüm.

At least two hot dogs, popcorn, nachos, peanuts, an ice cream sandwich, and almost a full liter of beer.

En az iki sosisli, patlamış mısır, cips, fıstık, dondurmalı sandviç ve neredeyse bir litre bira.

Bring me back a dog, would ya?

Bana da bir sosisli getirin olur mu?

Click to see more example sentences
dog adam

There's a man with a dog.

Orada köpeği olan bir adam var.

Beautiful, that man and his dog.

Ne güzel, şu adam ve köpeği.

And I think that man is your dog, Jessie.

Ve sanırım bu adam senin köpeğin Jessie.

Click to see more example sentences
dog kurt

Hey. Hey, old dog!

Hey, hey yaşlı kurt!

Are similar, but various fields. Like the difference between dogs and wolves.

Benzer, ama çeşitli alanları var. köpek ve KUrt arasındaki fark gibi.

A wolf or a coyote, some kind of dog.

Bir kurt ya da bir çakal, cins bir köpek.

Click to see more example sentences
dog sosis

At least the dog looks fresh.

En azından sosis taze görünüyor.

Is this a corn dog?

Bu bir mısır sosisi mi?

Two hot dogs with mustard, please.

İki sosis ve hardal, lütfen.

Click to see more example sentences
dog it

Come here, you dog.

Gel buraya, seni it.

Alice Murphy, you dog.

Alice Murphy, seni it.

Yeah, a dog's life!

Evet, bir itin yaşamı!

Click to see more example sentences
dog takip etmek

Don't follow the dog, you hear me?

Köpeği takip etme, beni duyuyor musun?

This one was following me around like a little puppy dog all night.

Bu köpek yavrusu gibi beni takip ediyordu. Bütün gece boyunca.

I was following a dog.

Bir köpeği takip ediyordum.

Click to see more example sentences
dog herif

That's a different dog, you sick bastard.

O farklı bir köpek, manyak herif.

This guy's like a human rescue dog.

Bu herif tam bir kurtarma köpeği gibi.

Damn, that bastard's faster than Walt Flanagan's dog.

Lanet olsun, o herif Walt Flanagan'ın köpeğinden hızlı.

Click to see more example sentences
dog tazı

Roger, everybody calls me Hound Dog though.

Roger, yine de herkes bana Tazı der.

Leffe runs like a dog.

Leffe tazı gibi ha.

dog izlemek

Clarence wants to watch "One Man And His Dog".

Clarence, "Bir Adam ve Köpeği"ni izlemek istiyor.

Untie the dog and follow me.

Köpeği çözün ve beni izleyin.