English-Turkish translations for doings:

şey · iş, işler · davranış · hareket · tavır., tavır · vakalar · muamele · other translations

doings şey

There is so much that I can do to help you, and there's much that you can do to help us.

Sana yardım edebileceğim bir çok şey var, ve senin de bize yardım edebileceğin bir çok şey var.

Is there anything I can do for her?

Onun için yapabileceğim bir şey var mı?

Yeah, but you're not doing anything, are you?

Evet, ama sen hiçbir şey yapmıyorsun, öyle değil mi?

Click to see more example sentences
doings iş, işler

What about you, what do you do?

Peki ya sen? Sen ne yapıyorsun?

You? What is she doing here?

Senin ne işin var burada?

What are you doing here, friend?

Burada ne işin var, arkadaşım?

Click to see more example sentences
doings davranış

You do treat this thing more like an animal than a machine and it actually works.

Bu şeye bir makineden çok, bir hayvan gibi davranıyorsun ve gerçekten de çalışıyor.

A person is dying and what are you doing?

Bir insan ölüyor ve sen böyle mi davranıyorsun?

What are you doing now? That's very bad manners, you know!

Ne yapıyorsun sen böyle? bu çok kötü bir davranış, biliyorsun!

Click to see more example sentences
doings hareket

Don't move, do you understand me?

Hareket etme, anladın beni?

Let's just do one simple move.

Basit bir hareket yapalım o zaman.

He can't move, he can't do anything.

Hareket edemez, hiç bir şey yapamaz.

Click to see more example sentences
doings tavır., tavır

And we don't like hostility, do we, Errol? no, we don't, John.

Ve biz düşmanca tavırları sevmeyiz, Sever miyiz Errol? Hayır, sevmeyiz, John.

And we don't like hostility, do we, Errol?

Ve biz düşmanca tavırları sevmeyiz, değil mi Errol?

Where's all that stupid optimism and annoying can-do attitude?

Nerede bütün bu aptal iyimserliğin ve rahatsız edici yapabilirim tavrın?

Click to see more example sentences
doings vakalar

I really do have a case.

Gerçekten elimde bir vaka var.

Okay, Astrid, what do we know about these cases?

Peki. Astrid? Bu vakalar hakkında ne biliyoruz?

Percentile-wise we do, But every case is based on its own merit.

İstatistik olarak evet, ama her vaka kendi değerine göre ele alınır.

doings muamele

What did I do to deserve this treatment?

Bu muameleyi hak etmek için ne yaptım?

Do you want to you treated like a whore with?

Sen bir fahişe gibi mi muamele görmek istiyorsun?