English-Turkish translations for domestic:

· aile · evcil, ev · ev içi · yurt içi · yerli · ailevi · yurt · evcimen · yurtiçi · hizmetçi · other translations

domestic

It looks like a typical case of domestic violence.

Bu tipik bir aile içi şiddet durumu gibi görünüyor.

This face isn't too bad for a domesticated animal.

Evcil bir hayvan için hiç de kötü bir yüz değil.

Any history of domestic violence?

Aile içi şiddet geçmişi var mı?

Click to see more example sentences
domestic aile

It looks like a typical case of domestic violence.

Bu tipik bir aile içi şiddet durumu gibi görünüyor.

I have a friend in domestic violence and

Aile içi şiddet bölümünde bir arkadaşım var ve

This is domestic, it's not your play.

Bu aile içi, senin oyunun değil.

Click to see more example sentences
domestic evcil, ev

This face isn't too bad for a domesticated animal.

Evcil bir hayvan için hiç de kötü bir yüz değil.

Not really sure domestic, I guess.

Gerçekten emin değilim evcil, sanırım.

Fresh air, domestic animals

Temiz hava, evcil hayvanlar

Click to see more example sentences
domestic ev içi

This face isn't too bad for a domesticated animal.

Evcil bir hayvan için hiç de kötü bir yüz değil.

Domestic violence, really ugly stuff.

Ev içi şiddet, çirkin şeyler.

You, you got domestic responsibilities.

Senin ev içi sorumluluğun var.

Click to see more example sentences
domestic yurt içi

Dr. Mitchell Hufcutt, you are under arrest for murder and domestic terrorism.

Dr. Mitchell Hufcutt, cinayet ve yurt içi terörizmden tutuklusun. Ne?

Agent Carter, Department of Domestic Security.

Ajan Carter. Yurt içi güvenlik bölümünden.

Two columns domestic and imports.

İki sütun, yurt içi ve yurtdışı.

domestic yerli

He's the most dangerous domestic terrorist in the country.

Ülkedeki en tehlikeli yerli terörist, bu adam.

This domestic stuff's a lot harder than it looks.

Bu yerli mallar göründüğünden çok daha zor.

English wax, French wax, domestic wax.

İngiliz mumu, Fransız mumu, yerli mum

domestic ailevi

She has a little domestic problem.

Küçük bir ailevi problemi var.

John and Mary, domestic bliss.

John ve Mary. Ailevi mutluluk.

I've never seen you in a domestic squabble before.

Seni daha önce hiç ailevi bir tartışmada görmemiştim de.

domestic yurt

Dr. Mitchell Hufcutt, you are under arrest for murder and domestic terrorism.

Dr. Mitchell Hufcutt, cinayet ve yurt içi terörizmden tutuklusun. Ne?

Agent Carter, Department of Domestic Security.

Ajan Carter. Yurt içi güvenlik bölümünden.

Two columns domestic and imports.

İki sütun, yurt içi ve yurtdışı.

domestic evcimen

No, that's not domestic enough.

Hayır, bu yeterince evcimen olmadı.

Pepkin married and led a warm, domestic life.

Pepkin evlendi ve sıcak, evcimen bir hayat sürdü.

domestic yurtiçi

Al-Qaeda domestic terrorists, anybody.

El-Kaide Yurtiçi teröristler, herhangi biri.

Foreign and domestic.

Yurtdışı ve yurtiçi

domestic hizmetçi

It was a dead woman in Whitechapel, a simple domestic.

Whitechapel'de ölü bir kadın var, basit bir hizmetçi.

Now, they're looking for domestics.

Şu an bir hizmetçi arıyorlar.