English-Turkish translations for done:

yapılmış · bitmiş · olmuş · tamamlanmış, tamam · pişmiş · iyi pişmiş · kabul edilebilir · uygun · yorgun · other translations

done yapılmış

Yeah, I'm happy, because that's the first time you've ever done something like a real person.

Mutlu oldun mu? Evet mutlu oldum. İlk defa gerçek biri gibi bir şey yaptın.

Let me ask you something Have you done it before?

Sana bir soru sorayım? Daha önce hiç yaptın mı?

Because of you, what you've done, that man is dead.

Senin yüzünden, bu yaptığın yüzünden, o adam öldü.

Click to see more example sentences
done bitmiş

But it's done, it's never gonna happen again and I am so, so sorry.

Ama bitti, bir daha da asla olmayacak. Çok ama çok özür dilerim.

Yes, but you're done with him.

Evet ama onunla işin bitti artık.

Because your relationship with Jake isn't really done.

Çünkü senin Jake ile olan ilişkin bitmiş değil.

Click to see more example sentences
done olmuş

Yeah, I'm happy, because that's the first time you've ever done something like a real person.

Mutlu oldun mu? Evet mutlu oldum. İlk defa gerçek biri gibi bir şey yaptın.

I've always done what's best for you, haven't I?

Ben hep senin için en iyi olanı yaptım, değil mi?

It means we've never done this before.

Bunu daha önce yapmadık demek oluyor.

Click to see more example sentences
done tamamlanmış, tamam

Okay, so much has happened, and and I've I've done things.

Tamam, çok şey oldu, ve ve ben ben bir şeyler yaptım.

Okay, we're done here.

Tamam, burada işimiz bitti.

We're almost done here, all right?

Burada işimiz bitti sayılır, tamam mı?

Click to see more example sentences
done pişmiş

And this is well done.

Ve bu çok pişmiş.

Two more, Mac, well done.

İki tane daha, Mac, iyi pişmiş.

I've got one well done and two medium rare.

Bir iyi pişmiş iki de yarı pişmiş var.

Click to see more example sentences
done iyi pişmiş

Two well done.

İki iyi pişmiş.

Cheeseburger, well done, raw onion, ketchup, pickle.

Çizburger, iyi pişmiş, çiğ soğan, ketçap, turşu.

She said well-done roast beef mashed potatoes, and creamed carrots.

Demiş ki, iyi pişmiş biftek patates püresi, ve havuç salatası.

Click to see more example sentences
done kabul edilebilir

Listen, you've done so much for me, for this Bureau. Consider it a thank you.

Dinle, bu Büro ve benim için çok şey yaptın, bunu bir teşekkür olarak kabul et.

And I have to admit I have never actually done this.

Ve kabul etmeliyim ki bunu daha önce hiç yapmadım.

You've done us a great favour by accepting this money.

Bu parayı kabul ederek sen bize büyük bir iyilik yaptın.

Click to see more example sentences
done uygun

Vicky Dolly had called me, told me that you've done something wrong really you've done something very inappropriate

Vicky, Dolly aradı ve bana yanlış birşey yaptığını söyledi. gerçekten sen uygunsuz birşey mi yaptın.

Everything done by the rules, Carter.

Her şey kurallara uygun, Carter.

Well, Peter has done nothing untoward.

Peter uygunsuz hiçbir şey yapmadı.

Click to see more example sentences
done yorgun

I ain't done nothing, but I'm sure tired.

Hiçbir şey yapmış değilim, yine de yorgunum.