English-Turkish translations for dope:

doping · malı · esrar · budala., budala · ahmak · sersem · ot · salak · doping yapmak · enayi · other translations

dope doping

Contador won the race and was busted for violating doping regulations.

Yarışı Contador kazandı ve doping kurallarını ihlal etmekten tutuklandı.

The doping is bad, but Lance's abuse of power is worse.

Doping yapmak kötü ama Lance'in güç suistimali daha kötüydü.

Are you doping yourself?

Kendine doping mi yapıyorsun?

Click to see more example sentences
dope malı

Check the dope, then come right back.

Malı kontrol et. Sonra geri gel.

Okay, then give me the dope.

Peki, malı ver o zaman.

Good dope today, am I right, Leon?

Bugün iyi mal var, değil mi Leon?

Click to see more example sentences
dope esrar

But I've got some dope.

Ama elimde biraz esrar var.

Sid, for Christ's sakes don't buy the dope.

Sid, Tanrı aşkına esrar alayım deme sakın.

Yeah, what, dope, girls?

Evet, ne, esrar, kızlar?

Click to see more example sentences
dope budala., budala

I was born that way, like a man with two heads Or a dope with a million bucks.

Bu şekilde doğmuşum, iki kafalı bir adam gibi ya da bir milyon dolarlı bir budala gibi.

I think she's a real dope, don't you?

Sanırım o tam bir budala, değil mi?

But he's not a dope.

Ama o budala değil.

Click to see more example sentences
dope ahmak

Your boyfriend's a dope, just like you my father died before I was born

Erkek arkadaşın bir ahmak, aynı senin gibi Babam ben doğmadan önce ölmüş

Well, that not only makes him selfish, it also makes him a dope!

O zaman bu onu sadece bencil değil, ayna zamanda da bir ahmak yapar!

Leave the door open, you dope!

Kapıyı açık bırak, seni ahmak!

Click to see more example sentences
dope sersem

Of course she's your grandmother, you perverted dope.

Tabii ki o senin büyükannen, seni sapık sersem.

It's not a magic bug, you dope.

O büyülü böcek değil, seni sersem.

You dope, are you drunk?

Seni sersem, sarhoş musun?

Click to see more example sentences
dope ot

It's legal, and smoking dope is illegal.

Bu yasal, ama ot içmek yasa dışı.

Give me some dope.

Bana biraz ot verin.

Red, who's been giving this boy dope?

Red, bu oğlana kim ot veriyor?

Click to see more example sentences
dope salak

You really believed me, you poor dope!

Gerçekten inandın, değil mi zavallı salak?

That's different, you dope.

O durum farklı, seni salak.

No, but the dope probably lost his dialing finger.

Hayır, ama o salak muhtemelen arama parmağını kaybetmiştir.

Click to see more example sentences
dope doping yapmak

The doping is bad, but Lance's abuse of power is worse.

Doping yapmak kötü ama Lance'in güç suistimali daha kötüydü.

Are you doping yourself?

Kendine doping mi yapıyorsun?

I think Solis is doping.

Bence Solis doping yapıyor.

dope enayi

And a real dope.

Ve gerçek bir enayi.

Or, my dupe was an innocent dope?

Ya da safım masum bir enayi.