English-Turkish translations for doubt:

şüphelenmek, şüphe, şüpheli · şüphesi olmak · şüphe etmek · kuşkulu, kuşku · endişe · tereddüt · kuşkulanmak · emin olmamak · other translations

doubt şüphelenmek, şüphe, şüpheli

Believe me, I had my doubts too, but apparently Cleveland Fashion Week is a big deal.

İnan bana, benim de şüphelerim vardı ama görünüşe göre Cleveland Moda Haftası büyük bir olay.

There's no doubt, Captain.

Hiç şüphe yok Kaptan.

Yesterday I had no reason to doubt.

Dün şüphe etmem için bir sebep yoktu.

Click to see more example sentences
doubt şüphesi olmak

No, this is about what he is and of that I have no doubt.

Hayır, konu onun ne olduğu.. ve bu konuda hiç şüphem yok.

Doctor, yeah. I doubt she's even a real doctor.

Onun gerçek bir doktor olduğundan bile şüpheliyim.

He'll be very happy and very merry, no doubt.

Çok mutlu ve şen olacak, hiç şüphesiz.

Click to see more example sentences
doubt şüphe etmek

Whatever happens next, don't ever doubt you're a star.

Bundan sonra ne olursa olsun asla şüphe etme sen bir yıldızsın.

Don't ever doubt that.

Bundan asla şüphe etme.

They've been identified and there's no doubt.

Hayır. Onlar teşhis edildi ve şüphe kalmadı.

Click to see more example sentences
doubt kuşkulu, kuşku

Because either you're starting to doubt yourself, which is healthy, or

Çünkü ya kendinden kuşku duymaya başladın ki bu sağlıklı ya da

Is there a doubt?.

Bir kuşku mu var?

A general, no doubt.

Kuşku yok ki bir general.

Click to see more example sentences
doubt endişe

And fill his wife's poor heart With grief and doubt

Ve doldurmak zavallı karısının kalbini üzüntü ve endişe ile

All your doubts and worries.

Bütün şüphelerin ve endişelerin.

More fundamental doubts.

Daha temel endişeler.

Click to see more example sentences
doubt tereddüt

Todd, does this look like doubt to you?

Todd, bu sana tereddüt gibi mi geliyor?

No diggity, no doubt.

Şüphe yok, tereddüt yok.

doubt kuşkulanmak

Choosing you and doubting me.

Seni seçmek ve benden kuşkulanmak.

doubt emin olmamak

Maybe, not sure, uh, but this guy he was there, no doubt.

Olabilir, emin değilim. Fakat bu adam oradaydı, hiç şüphem yok.