English-Turkish translations for doughnut:

çörek · donut · lokma · halka · pasta · simit · other translations

doughnut çörek

Sometimes stops off to get a coffee or a doughnut, but not always.

Bazen bir kahve ya da bir çörek için duruyor ama her zaman değil.

Robbie, do you want a doughnut?

Robbie, bir çörek ister misin?

Take a doughnut.

Bir çörek al.

Click to see more example sentences
doughnut donut

Are you telling me there's only one chocolate doughnut?

Bana sadece bir tane çikolatalı donut olduğunu mu söylüyorsun?

He's a doughnut big, fat zero.

O bir donut büyük koca bir sıfır.

And I wanted the doughnut.

Ve ben donut istiyordum.

Click to see more example sentences
doughnut lokma

lch bin Berliner"is" I am a Berliner"but" lch bin ein Berliner" is the name of a doughnut.

lch bin Berliner" "Ben bir Berlinliyim"demek. ama" lch bin ein Berliner" oradaki bir tür lokmanın ismi.

Have a drink and a doughnut.

Bir içki için, bir lokma yeyin.

He's American, he's a doughnut.

Adam Amerikalı, o bir lokma.

Click to see more example sentences
doughnut halka

A doughnut, a few dates, a cucumber

Bir halka, bir kaç hurma, bir salatalık

doughnut pasta

I had a similar dream, only no house and no doughnuts.

Ben de benzer bir rüya gördüm, ama ev ve pasta yoktu.

doughnut simit

It's actually a testicular doughnut.

Bu aslında testislerle alakalı bir simit.