English-Turkish translations for downright:

düpedüz · çok · tamamen · büsbütün · tam · açıkça, açık · other translations

downright düpedüz

It's already a very good start, a downright success.

Gerçekten iyi bir başlangıç, düpedüz bir başarı.

This is a downright lie.

Bu düpedüz bir yalandır.

His life is hazardous. Downright dangerous.

Onun hayatı tehlikelidir düpedüz tehlikeli.

Click to see more example sentences
downright çok

She's been so obstinate lately. Downright obnoxious.

Son zamanlarda çok inatçı, acayip sevimsiz.

This is downright comforting.

Bu çok rahatlatıcı bir şey.

Now that's downright interesting.

İşte şimdi çok ilginç oldu.

Click to see more example sentences
downright tamamen

Mr President, that is downright insane.

Sayın Başkan, bu tamamen delilik.

How about downright annoying?

Tamamen sinir bozucuya ne dersin?

He wasn't funny, he was downright weird!

O eğlenceli değildi, Tamamen çok garipti!

downright büsbütün

No, it's downright childish.

Hayır, bu büsbütün çocukluk.

But Calogero's downright dishonest.

Ama Calogero büsbütün şerefsiz.

downright tam

Oh, a downright delicacy.

Oh, tam bir ziyafetsin.

downright açıkça, açık

In fact, it's downright pagan and heathenish.

Hatta bu açıkça dinsizlik ve inançsızlıktır.