English-Turkish translations for downstairs:

aşağıdaki, aşağıya, aşağıda · alt, alttaki · alt kat, alt katta, alt kata, alt kattaki · aşağıda olan · aşağı katta, aşağı kat, aşağı kata · şey · other translations

downstairs aşağıdaki, aşağıya, aşağıda

No, seriously, there's a car waiting downstairs to take us to a private plane.

Hayır. Ciddiyim, aşağıda bizi özel uçağa götürmek için bir araba bekliyor.

You tell him everything he needs is downstairs.

Ona ihtiyacı olan her şeyin aşağıda olduğunu söyle.

Maybe you should sleep downstairs.

Belki sen de aşağıda uymalısın.

Click to see more example sentences
downstairs alt, alttaki

I should have defended you downstairs and I made a really big mistake, okay? but I have a problem.

Alt katta sana arka çıkmalıydım çok büyük hata yaptım, tamam mı? Ama bir sorunum var.

There's a nurse downstairs

Alt katta bir hemşire var

It's waiting for me downstairs.

Alt katta beni bekliyor.

Click to see more example sentences
downstairs alt kat, alt katta, alt kata, alt kattaki

I should have defended you downstairs and I made a really big mistake, okay? but I have a problem.

Alt katta sana arka çıkmalıydım çok büyük hata yaptım, tamam mı? Ama bir sorunum var.

There's a nurse downstairs

Alt katta bir hemşire var

It's waiting for me downstairs.

Alt katta beni bekliyor.

Click to see more example sentences
downstairs aşağıda olan

I left him downstairs alone, and he deserves better.

Onu aşağıda tek başına bıraktım ve o daha iyisini hakediyor.

No, I know, I meant and those weird questions downstairs, what was that?

Hayır biliyorum demek istediğim ve aşağıdaki garip sorular, o da neydi?

Whoever's downstairs now, it looks like Jim Gordon, talks like him, but it's not him.

Aşağıdaki her kimse Jim Gordon gibi görünüyor, onun gibi konuşuyor ama o değil.

Click to see more example sentences
downstairs aşağı katta, aşağı kat, aşağı kata

NYPD just found a link between Tommy Fitzgerald and, um, that guy Pete from downstairs.

NYPD Tommy Fitzgerald ve aşağı kattaki Pete denen adam arasında bir bağlantı bulmuş.

Yeah, but she's downstairs.

Evet, ama o aşağı katta.

Downstairs, we have our own private movie director.

Aşağı katta bize özel bir yönetmenimiz var.

Click to see more example sentences
downstairs şey

She's downstairs acting as if nothing happened, and more importantly, she already married the guy.

Aşağıda hiçbir şey olmamış gibi davranıyor, daha da önemlisi, adamla zaten evli.

Everything I do is for those three people downstairs.

Her şeyi aşağıdaki o üç kişi için yaptım.

Oh, um everything looks great downstairs.

Aşağıda her şey harika görünüyor.

Click to see more example sentences