English-Turkish translations for drab:

sıkıcı · donuk · kasvetli · fahişe · other translations

drab sıkıcı

It was like a beautiful bird flapped into our drab cage and made those walls dissolve away.

Sanki güzel bir kuşun sıkıcı kafeslerimize kanat çırpması gibi ve o duvarları eritmesi gibi.

Because they're all too drab.

Çünkü hepsi çok sıkıcı.

It appears that Inspector Clouseau does not find Miss Solandres drab.

Öyle görünüyor ki, Müfettiş Clouseau bayan Solanders'i pek de sıkıcı. bulmuyor.

Click to see more example sentences
drab donuk

But this dress is so drab.

Ama bu elbise çok donuk!

Why is it so drab?

Neden bu kadar donuk?

drab kasvetli

This room is drab, isn't it?

Bu oda çok kasvetli, değil mi?

I find these black uniforms very drab.

Bu siyah üniformaları çok kasvetli buluyorum.

drab fahişe

Why have you lured me here, you loathsome drabs?

Neden beni buraya çektiniz, sizi iğrenç fahişeler?