English-Turkish translations for dragon:

ejderha · ejder · dragon · yılan · canavar · other translations

dragon ejderha

Dragon Lee, you really think you're a prince? man's life is worth nothing for you?

Ejderha Lee, gerçekten prens olduğunu mu sanıyorsun sen? Bir erkeğin hayatı senin için bir hiç mi?

It's a dragon!

Bu bir ejderha!

It's a dragon tattoo!

Bu bir ejderha dövmesi!

Click to see more example sentences
dragon ejder

So good that I have one more job for the dragon warrior.

O kadar iyi ki, Ejder Savaşçısı için bir işim daha var.

Operation Dragon Wolf.

Ejder Kurt Operasyonu.

Blue Dragon Is it right?

Mavi Ejder, doğru mu?

Click to see more example sentences
dragon dragon

And what exactly am I doing here, Mr Dragon?

Peki, ben burada tam olarak ne yapıyorum, Bay Dragon?

Dragon, I've been waiting for you!

Dragon, ben de seni bekliyordum!

So, Jia works for Jade Dragon, and their biggest rival is barton secure.

Jia, Jade Dragon için çalışıyor. Onların en büyük rakipleri Barton Güvenlik.

Click to see more example sentences
dragon yılan

The leviathan is sometimes describes as a serpent or a crocodile or a dragon, but it lurks.

Leviathan bazen bir yılan ya da timsah olarak tanımladığı ya bir ejderha, ama pusuda.

Perseus and medusa, st.George and the dragon, st.Patrick and the snakes of ireland.

Perseus ve Medusa, Aziz George ve Ejderha, Aziz Patrick ve İrlanda Yılanları.

Dragon, Snake, Horse, Sheep

Ejderha, Yılan, At, Koyun

Click to see more example sentences
dragon canavar

With giants and dragons and ogres and elves, and inanimate objects that speak for themselves.

Devler ve ejderhalar, canavarlar ve elfler ve kendi kendine konuşan cansız nesneler.

Dragon Eye controls this beast.

Bu canavarı Ejder Gözü kontrol ediyor.

Bats, werewolves, dragons, demons, all sorts of goblins, okay?

Yarasalar, kurt adamlar, ejderhalar, canavarlar Her çeşitte cinler, tamam mı?