drastically

Perhaps I underestimated you, Leo, but not as drastically as you underestimated me.

Belli ki seni hafife almışım, Leo ama senin beni hafife aldığın kadar değil.

And this sometimes requires drastic measures.

Ve bu bazen sert önlemler gerektiriyor.

That's a little drastic, don't you think?

Bu biraz zorlayıcı, sence değil mi?

So why would you do something so drastic?

O halde neden böyle etkili bir şey yaptın?

Even so, it's too drastic a measure to undertake without Shockwave's approval.

Öyle olsa bile, bu Shockwave'in onayını almadan gerçekleştiremeyeceğimiz bir şey.

That seems drastic and expensive.

Zorlayıcı ve pahalı görünüyor.

We either do something drastic, or we pull the plug.

Ya etkili bir şey yapacağız, ya da fişi çekeceğiz.

Well, that's drastic with a side of creepy.

Pekâlâ, bu ürpertici tarafı da olan etkili bir şey.

This must be difficult, your life changing so drastically.

Bu çok zor olmalı. Hayatının bu kadar şiddetli biçimde değişiyor olması.

Is not that a bit drastic?

Biraz sert bir tepki değil mi?