English-Turkish translations for dreaded:

korkunç · dehşet · ürkütücü · heybetli., heybetli · other translations

dreaded korkunç

Sir Matthew, he had some kind of seizure last night, but I feel a dreadful cold coming on.

Sör Matthew, dün gece bir tür felç geçirdi. Ama korkunç bir soğuk geldiğini hissediyorum.

What is that dreadful music?

Bu korkunç müzik de ne?

What's that dreadful noise?

Bu korkunç gürültü ne?

Click to see more example sentences
dreaded dehşet

New boss has a dreadful personality, don't you think?

Yeni patronun dehşet verici bir kişiliği var değil mi?

Some dreadful, traumatic experience of some kind.

Dehşet verici, bir tür travmatik deneyim.

Whatever you are doing, it is very dreadful.

Her ne yapıyorsan, bu çok dehşet verici.

Click to see more example sentences
dreaded ürkütücü

It's a dreadful responsibility.

Bu ürkütücü bir sorumluluk.

Calais is such a dreadful place.

Calais çok ürkütücü bir yer.

dreaded heybetli., heybetli

Then she left me for one of them. The dreaded Marco.

Sonra da onlardan biri için beni terk etti heybetli Marco.