English-Turkish translations for dreary:

kasvetli · sıkıcı · iç karartıcı · other translations

dreary kasvetli

They might've made a wonderful couple or a dreary pair of old fools.

Muhteşem bir çift olabilirlerdi ya da kasvetli bir çift yaşlı aptal.

Once upon a midnight dreary.

Bir zamanlar kasvetli bir gecede.

It's such a dreary place.

Orası çok kasvetli bir yer.

Click to see more example sentences
dreary sıkıcı

Isn't that a little dreary?

Bu biraz sıkıcı değil mi?

What a dreary place this is.

Ne kadar sıkıcı bir yer burası.

I mean, that's just so commonplace and dreary.

Demek istediğim, bu çok sıradan ve sıkıcı.

Click to see more example sentences
dreary iç karartıcı

Just a couple of dreary neighbors, that's all.

Sadece birkaç tane karartıcı komşu, hepsi bu.

The Governor and I have dreary business to discuss.

Vali ve ben, sahibiz Tartışmak için karartıcı iş.

Dear sir, thank you for your dreary little letter

Sevgili bayım, İç karartıcı küçük mektubunuz için teşekkürler

Click to see more example sentences