English-Turkish translations for drink:

içki · içmek, içim · içecek · içki içmek · içecek şey · kadeh · sarhoş · alkolsüz · bitirmek · deniz · alkollü içecek · kuvvetli içki · şerefine içmek · other translations

drink içki

Thanks for the drink but now I'm looking for a man!

İçki için sağ ol ama ben bir adam arıyorum!

When was the last time you had one drink?

En son ne zaman bir tane içki içtin?

Bring him a drink!

Ona bir içki getirin!

Click to see more example sentences
drink içmek, içim

I had a dream about a man as a friend, who asked me to drink water and I think

Ben bir adam hakkında bir rüya gördüm Arkadaş gibi, O su içmek istedi ve sanırım

You want to drink some water?

Biraz su içmek ister misiniz?

Would you like a drink, David?

Bir şey içmek ister misin David?

Click to see more example sentences
drink içecek

I'm gonna go get something to drink, do you want anything?

Ben içecek bir şeyler alacağım. Sen bir şey ister misin?

There's enough food and drink in here to last forever.

Sonsuza kadar yetecek yiyecek ve içecek var burada.

Yes, without food and drink.

Evet, yiyecek ve içecek olmadan.

Click to see more example sentences
drink içki içmek

Thanks for the drink but now I'm looking for a man!

İçki için sağ ol ama ben bir adam arıyorum!

For a last drink.

Son bir içki için.

Yeah, have a drink.

Evet, bir içki .

Click to see more example sentences
drink içecek şey

I'm gonna go get something to drink, do you want anything?

Ben içecek bir şeyler alacağım. Sen bir şey ister misin?

You want something to drink, honey?

Tamam. İçecek bir şey ister misin, hayatım?

And something for him to drink, too.

Ve onun için içecek bir şeyler de.

Click to see more example sentences
drink kadeh

I'm not a kid, and it was only one drink.

Ben çocuk değilim ve sadece bir kadeh içtim.

Please come in for a drink

Lütfen bizimle bir kadeh için

Here. Take a drink.

Al, bir kadeh iç.

Click to see more example sentences
drink sarhoş

Probably not a great idea to be drinking tonight.

Bu gece sarhoş olmak pek de harika bir fikir değil.

Actually, I'm not drunk at all, Noreen, and neither are you because there's no alcohol in these drinks.

Aslında kesinlikle sarhoş değilim, Noreen. Ve sen de değilsin çünkü bu içeceklerde alkol yok.

I am drinking and he's drunk.

İçkiyi içen benim ve sarhoş olan o.

Click to see more example sentences
drink alkolsüz

It's not a soft drink either.

Alkolsüz bir içki de değil.

And it is my very favorite non-alcoholic hot drink, Except for hot tea.

Ve kahve, sıcak çay dışında en sevdiğim sıcak alkolsüz içecek.

No more soft drinks,

Artık alkolsüz içki yok.

Click to see more example sentences
drink bitirmek

Well, we finished dinner and he still wasn't drunk so I suggested a drinking game.

Yemeği bitirdik ve o hala sarhoş değildi, ben de içki oyunu oynamayı önerdim.

Best you finish your drink and leave.

En iyisi içkini bitir ve git.

So finish your drink and get out.

Bu yüzden içkini bitir ve git.

Click to see more example sentences
drink deniz

But whether they're a burned former operative a beautiful bomber with a temper or a hard-drinking ex-SEAL

İster, yakılmış bir eski operasyoncu isterse, güzel ama sinirli bir bombacı, Veya içkici bir eski denizci olsun.

Boy drinks like a sailor.

Çocuk denizci gibi içiyor.

How about some grilled shellfish and drinks?

Biraz ızgara deniz mahsulü ve içkiye ne dersin?

Click to see more example sentences
drink alkollü içecek

Actually, I'm not drunk at all, Noreen, and neither are you because there's no alcohol in these drinks.

Aslında kesinlikle sarhoş değilim, Noreen. Ve sen de değilsin çünkü bu içeceklerde alkol yok.

It's not alcohol, but an even more ancient drink

Alkol değil ama daha eski bir içecek: çay.

The first alcoholic, dairy-based protein drink for bodyguards By bodyguard!

Bir bodyguard tarafından yapılmış bodyguardlar için ilk alkollü, sütlü protein içeceği.

drink kuvvetli içki

These drinks are strong.

Bu içkiler çok kuvvetli.

drink şerefine içmek

Drink, lechaim, to life

İç, şerefe Hayata!