English-Turkish translations for earn:

hak etmek., hak etmek · kazanmak, kazandırmak · yapmak · almak · other translations

earn hak etmek., hak etmek

I offered you the job because you earned it, and, honestly, we need you.

Bu sana teklif ettim, çünkü onu hak ettin. dürüst olmak gerekirse, sana ihtiyacımız var.

You think they've earned a night on the town?

Sence şehirde bir geceyi hak ettiler mi?

Yeah, and they probably all earned it.

Evet, büyük olasılıkla bunu hak ettiler.

Click to see more example sentences
earn kazanmak, kazandırmak

And she has a ton of student debt, so this would be a great way for her to earn some money.

Ve bir sürü öğrenci borcu var, yani bu onun için, para kazanmak adına mükemmel bir yol olur.

It's a easy way to earn extra money.

Fazladan para kazanmak için kolay bir yol.

Want to earn some money?

Para kazanmak ister misin?

Click to see more example sentences
earn yapmak

I earned a lot of money and now want to do something else.

Çok para kazandım, ve şimdi başka bir şey yapmak istiyorum.

And this lifelong respect that I have earned today has made me the richest man in the world.

Ve bugün bir ömür boyu saygı kazandım. . bu beni dünyanın en zengin adamı yaptı.

This house was built to earn money.

Bu ev, para kazanmak için yapıldı.

Click to see more example sentences
earn almak

It takes time to earn that kind of trust.

O tür bir güveni kazanmak zaman alır.