English-Turkish translations for earth:

dünyalı, dünya · bu dünya · toprak · yer · yeryüzü · dünyevi · in · kara · yerküre · dünya halkı · fani · dünya yeryüzü · other translations

earth dünyalı, dünya

A million years ago, this planet may have looked like Earth.

Bir milyon yıl önce, bu gezegen Dünya gibi görünüyor olabilir.

Mercury, Venus, Earth, Mars, Jupiter and Saturn.

Merkür, Venüs, Dünya, Mars, Jüpiter ve Satürn.

If you're human, then the Earth needs you.

Eğer bir insansan, Dünyanın sana ihtiyacı var.

Click to see more example sentences
earth bu dünya

A million years ago, this planet may have looked like Earth.

Bir milyon yıl önce, bu gezegen Dünya gibi görünüyor olabilir.

You're a threat to this earth!

Sen bu dünya için bir tehditsin!

Well, it's the greatest thing on earth.

Şey, bu dünyadaki en harika şey.

Click to see more example sentences
earth toprak

Earth, air, fire and water.

Toprak, hava, ateş ve su.

Fire, air, water and earth.

Ateş, hava, su ve toprak.

Earth, fire, stone, and water

Toprak, Ateş, Taş ve Su

Click to see more example sentences
earth yer

The Earth looks more familiar, but it's still a dangerous place.

Dünya bu haliyle daha tanıdık görünüyor, fakat hala tehlikeli bir yer.

The Arctic is one of the hardest places on Earth to survive but to a polar bear, it's paradise.

Kuzey kutbu, Dünya üzerinde hayatta kalmanın en zor olduğu yer fakat bir kutup ayısı için, bir cennet.

Every path, every goal" "everywhere on earth" "you are" "only you are

Her yol, her amaç" "Dünyada her yerde" " sen.." " Sadece sen

Click to see more example sentences
earth yeryüzü

It doesn't matter what they report back. There's nothing anyone on earth can do about this.

Önemli değil ne geri raporu. hiçbir kimse yeryüzünde var Bu konuda ne yapabilirim.

Ther.e's new earth and new sKy for. you.

Senin için yeni bir yeryüzü ve gökyüzü var

Hey, girls, this is like heaven on earth.

Hey, kızlar burası yeryüzündeki bir cennet gibi.

Click to see more example sentences
earth dünyevi

No, you're above all of these earthly things, because you live only for your patients.

Sen tüm bu dünyevi şeylerin üzerindesin çünkü sen sadece hastaların için yaşarsın.

Remind us constantly how brief and uncertain our earthly life is.

Dünyevi hayatımızın ne kadar kısa ve belirsiz olduğunu bize hatırlat.

My reward for earthly service will be suffering.

Dünyevi hizmet için ödülüm; acı çekmek olacak.

Click to see more example sentences
earth in

Please forgive me, but I feel like Aphrodite herself descended to Earth.

Lütfen beni affedin Fakat Afrodit'in kendisi yeryüzüne inmiş gibi hissediyorum.

Brothers, in an hour we'll be landing on earth.

Kardeşlerim, bir saat sonra Dünya'ya inmiş olacağız.

The irony is that Captain Mitchell's message never reached Earth.

Kaptan Mitchell'in bu ironik mesajı Dünyaya hiç ulaşmadı.

Click to see more example sentences
earth kara

Polar bears, the biggest land predators on Earth.

Kutup ayıları. Yeryüzünün en büyük kara yırtıcıları.

Oh, poor brown earth

Zavallı kara dünya

Spirited Fire Clan, Gold River Clan, Black Earth Clan,

Ateş ruhu klanı, Altın nehir klanı, Kara toprak klanı,

Click to see more example sentences
earth yerküre

Oh, very good, mr. Phillip, i'm jack forest, Head of the earth day committee.

Oh, çok iyi, Bay Phillip, ben Jack Forest, yerküre günü komitesinin başkanı.

Faster, children, earth day is coming.

Daha hızlı çocuklar, yerküre günü geliyor.

The earth loathes and rejects him.

Yerküre, hoşlanmaz ondan ve reddeder onu.

earth dünya halkı

People of Earth this is one small step for man and one giant step for

Dünya halkı, "Bu, insan için küçük bir adım, benim içinse dev bir

Greetings, people of Earth Il.

Merhabalar Dünya II halkı.

earth fani

His earthly life was brief.

Onun fani yaşamı kısa sürdü.

Juno or a lanista's wife, more earthly bound?

Juno mu? Yoksa Lanista'nın fani karısı mı?

earth dünya yeryüzü

Earthlings are fighting together to protect Earth!

Dünyalılar yeryüzünü korumak için birlikte savaşıyor.