English-Turkish translations for ease:

rahat · kolaylaştırmak, kolaylıkla · rahatlatmak · hafifletmek · yatıştırmak · other translations

ease rahat

And they want to see you at ease, calm, loving.

Ve seni, rahat, sakin ve sevgi dolu görmek istiyorlar.

Come on, baby brother, ease up, man.

Haydi, küçük kardeş, rahat ol adamım.

Stand at ease Thank you, sir

Rahat onbaşı! Sağ olun, efendim.

Click to see more example sentences
ease kolaylaştırmak, kolaylıkla

For ease of voting, speed and accuracy of vote.

Kolay ve hızlı oy vermek için oyların doğruluğu için.

Wooden buttons for ease of paw.

Pençe için kolay tahta düğmeler.

ease rahatlatmak

Because you did it to ease your conscience, didn't you?

Çünkü bunu vicdanını rahatlatmak için yaptın, değil mi?

What is this, a bribe to ease your conscience?

Bu ne, vicdanını rahatlatmak için bir rüşvet mi?

ease hafifletmek

And the pain's eased up, thanks to the painkillers.

Ve ağrı kesicilerin sayesinde acı da hafifledi.

ease yatıştırmak

A fiction, both for profit and to ease his brother's heart.

Bir kurgu. .ikisi de kâr ve kardeşinin kalbini yatıştırmak için.