English-Turkish translations for eat:

yemek yemek, yemek · içmek · yedi · beslemek · other translations

eat yemek yemek, yemek

We don't have anything much, but do you want something to eat?

Fazla bir şeyimiz yok ama bir şeyler yemek ister misin?

You best go eat something.

En iyisi git bir şeyler ye.

He told me I'd never eat lunch in this town again.

Bana "Bir daha asla bu kasabada yemek yeme." dedi.

Click to see more example sentences
eat içmek

You better go get yourself something to eat and something good.

Gidip kendine yemek için güzel bir şeyler alsan iyi olur.

I'm gonna make you something special to eat.

Sana özel bir şey yapayım yemen için.

What are we going to eat now, the dog?

Biz, şimdi yemek için gidiyoruz köpek mi?

Click to see more example sentences
eat yedi

And did she eat them?

Ve onları yedi mi?

I plant corn, and they eat it. And what shall I eat?

Ben mısır ektim, ve onlar onu yedi. ve ben ne yiyeceğim?

Did the white snake eat her?

Beyaz yılan onu yedi mi yoksa?

Click to see more example sentences
eat beslemek

But at least he's eating healthier now.

Ama en azından artık daha sağlıklı besleniyor.