English-Turkish translations for eating:

yemek · yeme · yemen · beslenme · other translations

eating yemek

We don't have anything much, but do you want something to eat?

Fazla bir şeyimiz yok ama bir şeyler yemek ister misin?

You best go eat something.

En iyisi git bir şeyler ye.

He told me I'd never eat lunch in this town again.

Bana "Bir daha asla bu kasabada yemek yeme." dedi.

Click to see more example sentences
eating yeme

I really wanna come out there, but I also really wanna eat you.

Gerçekten dışarı çıkmak istiyorum. Ama seni yemeyi de çok istiyorum.

And then I started eating two whole pizzas and five chili dogs, and I Turned into Tom Arnold.

Sonra iki bütün pizza ve beş acılı sosisli yemeye başladım ve Tom Arnold'a döndüm.

Don't eat me.

Sakın yeme beni.

Click to see more example sentences
eating yemen

I'm gonna make you something special to eat.

Sana özel bir şey yapayım yemen için.

Come on, you need eat something.

Hadi, bir şeyler yemen lazım.

Here, I've brought you something to eat.

Al, yemen için bir şeyler getirdim.

Click to see more example sentences
eating beslenme

But at least he's eating healthier now.

Ama en azından artık daha sağlıklı besleniyor.