English-Turkish translations for effect:

etkisiz, etkili, etkin, etki · etkisi olmak · efekt · yapmak · sonuç · gerçekleştirmek, gerçekten · geçerli · aslında · verim · etkisini göstermek · · uygulama · gerçeklik · tesir · other translations

effect etkisiz, etkili, etkin, etki

A little child is even better, but not nearly as effective as the right kind of adult.

Küçük bir çocuk olması daha iyidir, ama bu da, doğru türden bir yetişkin kadar etkili olmaz.

It's not a side effect.

Bir yan etki değil.

This drug is only effective for a few moments.

Bu ilaç sadece bir kaç saniye için etkili olur.

Click to see more example sentences
effect etkisi olmak

A little child is even better, but not nearly as effective as the right kind of adult.

Küçük bir çocuk olması daha iyidir, ama bu da, doğru türden bir yetişkin kadar etkili olmaz.

The side effects could be fatal.

Yan etkileri ölümcül olabilir.

Psychological side effects could be devastating.

Psikolojik yan etkileri yıkıcı olabilir.

Click to see more example sentences
effect efekt

I've seen visual effects before Sam, and this was some sort of this was some sort of alien technology, wasn't it?

Daha önce de görsel efektler gördüm, Sam. Bu bir çeşit Bu bir çeşit uzaylı teknolojisiydi, değil mi?

But he's a great special effects man.

Ama o çok iyi bir özel efekt uzmanı.

We can have special effects, too.

Biz de özel efekt yapabiliriz.

Click to see more example sentences
effect yapmak

It's just a psychological effect There's nothing I can do.

Sadece psikolojik bir etkisi olur. Yapabileceğim başka bir şey yok.

Makes me a better and more effective doctor.

Bu da beni daha iyi ve etkin bir doktor yapıyor.

A woman can have the same effect.

Bir kadın da aynı etkiyi yapabilir.

Click to see more example sentences
effect sonuç

It's cause and effect.

Bu sebep ve sonuç.

Cause and effect?

Sebep ve sonuç.

Perhaps he was the cause and Dr Strange the effect?

Belki de o bir neden, Doktor Strange de sonuçtu.

Click to see more example sentences
effect gerçekleştirmek, gerçekten

But I think a real number might be more effective.

Ama bence gerçek bir rakam daha etkili olur.

You really think that's an effective

Sence bu gerçekten etkili bir

It's the most effective method, really.

Bu gerçekten en etkileyici metod.

Click to see more example sentences
effect geçerli

The cortical inhibitor is suppressing the effect, but it's only a temporary measure.

Beyinsel tutucu etkileri bastırıyor, ama bu sadece geçici bir önlem.

Side effects can be temporary.

Yan etkileri geçici olabilir.

Is the application still in effect?

Bu uygulama hâlâ geçerli mi?

Click to see more example sentences
effect aslında

Ah, it's not even that effective, really.

Aslında o kadar da etkili değil.

It's actually had the opposite effect.

Aslında tam tersi bir etki yarattı.

Actually, it's very rarely effective.

Aslında, çok nadiren etkili oluyor.

Click to see more example sentences
effect verim

Are you still an effective team?

Hâlâ verimli bir ekip misiniz?

Are you an effective team?

Siz verimli bir ekip misiniz?

We are an effective team.

Biz verimli bir ekibiz.

Click to see more example sentences
effect etkisini göstermek

Harry Manfredini took the minimalist approach and it works to a perfect effect.

Harry Manfredini minimalist bir yaklaşım gösterdi ve mükemmel bir etki ortaya çıkardı.

This thermal image shows just how effective the process is.

Termal görüntü bu işlemin ne kadar etkili olduğunu gösteriyor.

'Still, it means the effect's almost unbelievably powerful and dangerous, but don't worry. '

Yine de bu etkinin inanilmaz güçlü ve tehlikeli oldugunu gösteriyor, ama merak etme.

Click to see more example sentences
effect

And it is useless without an effective delivery system!

Etkili bir dağıtım sistemi olmadan hiçbir işe yaramaz!

That's exactly why I'm so effective.

İşte bu yüzden çok etkiliyim ben.

Discipline, skill, and hard work are effective.

Disiplin, yetenek ve çok çalışmak işe yarar.

Click to see more example sentences
effect uygulama

Is the application still in effect?

Bu uygulama hâlâ geçerli mi?

Not officially, but effectively, that's exactly what he's been doing.

Resmi olarak değil, ama uygulamada evet tam da onu yapıyor.

Focusing on how to effectively develop Shaolin kung fu.

Etkili bir şekilde Shaolin kung fu'su uygulamaya odaklanmak.

effect gerçeklik

There's a very weird reality bleed-through effect happening here.

Çok garip bir gerçeklik sızıntısı etkisi gerçekleşti.

Sin Truth Dragor's effect activates!

Günahın Gerçeklik Ejderi'nin yeteneği aktif!

effect tesir

Only then does this theory of imprint have an effect.

Sadece o zaman, bu etki teorisi tesir eder.