English-Turkish translations for either:

da · ya · de · ya da · iki · her · ister · ikisi de · her iki · ya o ya bu · ikisinden biri · her ikisi de · other translations

either da

I'm not saying she's always wrong about everything, but she's not always right, either.

Ben de benimkine. Her zaman, her şey hakkında yanlış olduğunu söylemiyorum ama her zaman da doğru değil.

He doesn't know anything either.

O da hiçbir şey bilmiyor.

Now, you either find another way or give me the goddamn map and I will!

Başka bir yol bul ya da lanet haritayı bana ver, ben bulayım.

Click to see more example sentences
either ya

Either you did something really bad back then or something really bad was done to you.

Ya o zamanlar sen kötü bir şey yaptın ya da sana biri bir kötülük yaptı.

Either that, or he just can't control himself.

Ya öyle ya da kendini kontrol edemiyor.

So either come in tomorrow or don't bother coming back again.

Ya yarın gel ya da bir daha gelmeye hiç zahmet etme.

Click to see more example sentences
either de

I'm not saying she's always wrong about everything, but she's not always right, either.

Ben de benimkine. Her zaman, her şey hakkında yanlış olduğunu söylemiyorum ama her zaman da doğru değil.

You're not so bad either

Sen de çok kötü değilsin.

You didn't see anything, either.

Sen de hiçbir şey görmedin.

Click to see more example sentences
either ya da

Either you did something really bad back then or something really bad was done to you.

Ya o zamanlar sen kötü bir şey yaptın ya da sana biri bir kötülük yaptı.

You either very brave, or very stupid.

Ya çok cesursun ya da çok aptal.

Either you helped her break out, which is bad or you kidnapped her, which is worse.

Ya kaçmasına yardım ettin, ki bu kötü ya da onu sen kaçırdın, ki bu felaket.

Click to see more example sentences
either iki

Good. Great. Believe me, I don't wanna talk about us, either.

İyi, harika, inan bana, ben de ikimiz hakkında konuşmak istemiyorum.

Either way, I just need her gone, and I want my boys home.

Her iki şekilde de, ben onu gitti gerekir ve benim erkek ev istiyorum.

Sorry, buddy, haven't seen either of them tonight.

Kusura bakma dostum, bu gece ikisini de görmedim.

Click to see more example sentences
either her

I'm not saying she's always wrong about everything, but she's not always right, either.

Ben de benimkine. Her zaman, her şey hakkında yanlış olduğunu söylemiyorum ama her zaman da doğru değil.

Either way, you're gonna be great in there.

Her iki şekilde de, orada harika olacaksın.

Either way, what have you got?

Her iki durumda da elinde ne var?

Click to see more example sentences
either ister

I don't wanna go back either but it just doesn't feel right.

Ben de geri dönmek istemiyorum ama bu pek doğru gelmiyor.

Well, it's better this way 'cause I don't want to see them either.

Peki, bu şekilde daha iyi, çünkü onları görmeyi ben de istemiyorum.

I don't wanna see any more, either.

Ben de daha fazla görmek istemiyorum.

Click to see more example sentences
either ikisi de

Good. Great. Believe me, I don't wanna talk about us, either.

İyi, harika, inan bana, ben de ikimiz hakkında konuşmak istemiyorum.

Either way, I just need her gone, and I want my boys home.

Her iki şekilde de, ben onu gitti gerekir ve benim erkek ev istiyorum.

Either way, we need to find her.

İki şekilde de onu bulmamız gerek.

Click to see more example sentences
either her iki

Either he or you or both of you must be crazy.

Ya sen ya o ya da her ikiniz çıldırmış olmalısınız.

Either way, I just need her gone, and I want my boys home.

Her iki şekilde de, ben onu gitti gerekir ve benim erkek ev istiyorum.

Either way, what have you got?

Her iki durumda da elinde ne var?

Click to see more example sentences
either ya o ya bu

So either he didn't really go to that school or that's not his real name.

O hâlde ya o okula gitmedi ya da bu onun gerçek ismi değil.

Either we can't see them, which is bad, or worse, they left, and we're too late.

Ya biz onları göremiyoruz, bu kötü bir şey, ya da daha kötüsü, gittiler.

Either that's not his name, or the guy really is a ghost.

Ya bu isim onun değil, ya da bu adam gerçekten bir hayalet.

Click to see more example sentences
either ikisinden biri

Either way, I think we've got a problem.

Her iki durumda da, sanırım bir sorunumuz var.

So either way, you don't owe him a thing.

Yani her iki şekilde de ona bir borcun yok.

And somebody, either you or Danny, shot your boy Harold too.

İkinizden biri, ya sen ya da Danny senin oğlun Harold'ı vurdu.

Click to see more example sentences
either her ikisi de

Either way, you're gonna be great in there.

Her iki şekilde de, orada harika olacaksın.

Well, it doesn't matter either way, does it?

Her iki türlü de bir önemi yok, değil mi?

Either way, it wasn't an accident.

Her iki şekilde de, bir kaza değildi.

Click to see more example sentences