English-Turkish translations for elderly:

yaşlı · ihtiyar, ihtiyar. · oldukça yaşlı · yaşlıca · other translations

elderly yaşlı

Except she thinks you're just an Elder since she sent her message to them.

O Bir Yaşlı olduğunu düşünüyor dışında, onlara onu mesaj gönderdi beri.

Do not kill an elderly person, a small child, a woman

Yaşlı bir insanı öldürmeyin, küçük bir çocuğu, bir kadını

I heard you threatened an elderly man!

Senin yaşlı bir adamı tehdit ettiğini duydum!

Click to see more example sentences
elderly ihtiyar, ihtiyar.

The fourth, R.L., belonged to Rosemarie Larsson, an elderly woman who died some years before.

Dördüncü sıradaki R.L., Rosemarie Larsson'a ait birkaç yıl önce ölen ihtiyar bir kadın.

Elderly and almost blind.

İhtiyar ve neredeyse kör.

Someone killed an elder

Birisi bir ihtiyarı öldürdü.

Click to see more example sentences
elderly oldukça yaşlı

Except she thinks you're just an Elder since she sent her message to them.

O Bir Yaşlı olduğunu düşünüyor dışında, onlara onu mesaj gönderdi beri.

What about the sick, the elderly?

Hasta ve yaşlılar ne olacak?

This man is elderly.

Bu adam oldukça yaşlı.

Click to see more example sentences
elderly yaşlıca

An elderly woman living alone.

Tek başına yaşayan yaşlıca bir kadın.

Mrs. Chauvinet, an elderly lady.

Bayan Chauvinet, yaşlıca bir kadın.