English-Turkish translations for elective:

seçim · seçilmiş, seçilen · seçmeli · seçmeli ders · seçimle ilgili · other translations

elective seçim

A few minutes ago, my son asked me how important this election was to me.

Birkaç dakika önce oğlum bana bu seçimin benim için ne kadar önemli olduğunu sordu.

I got an election to win. And I want that core.

Kazanamam gereken bir seçim var, ve o çekirdeği istiyorum.

Who cares about this stupid election?

Bu aptal seçim kimin umurunda?

Click to see more example sentences
elective seçilmiş, seçilen

The only elected representative in this room, chosen by the people for the people.

Bu odadaki tek seçilmiş temsilci. İnsanlar tarafından seçilmiş, insanlar için ve insanların tarafında.

Jack, please, I'm only an elected official here.

Jack, lütfen. Ben sadece seçilmiş bir memurum.

He was still elected president.

Yine de seçilmiş bir başkan.

Click to see more example sentences
elective seçmeli

Archery's one of the electives for our campers in the Chipmunk and Otter Divisions.

Okçuluk, Sincap ve Su samuru Bölgesindeki kampçılarımızın için seçmeli aktivitelerden biri.

Hospitals are running on generators, not doing any elective tests, so I brought him over.

Hastaneler jeneratörleri üzerinde çalışan,, herhangi bir seçmeli testler yapıyor o kadar onu getirdi.

Why not? Because I've decided on an art elective.

Çünkü seçmeli sanat dersi almaya karar verdim.

Click to see more example sentences
elective seçmeli ders

Why not? Because I've decided on an art elective.

Çünkü seçmeli sanat dersi almaya karar verdim.

Dance elective at the academy.

Akademideki seçmeli dans dersi.

You can have two electives.

İki seçmeli ders alabilirsin.

Click to see more example sentences
elective seçimle ilgili

There's a problem with the election results.

Seçim sonuçlarıyla ilgili bir problem var.

And it has nothing to do with the election.

Ve bunun seçim ile hiçbir ilgisi yok.

This election has never been about me.

Bu seçim asla benimle ilgili olmadı.