English-Turkish translations for elevator:

asansör · yükseltici · other translations

elevator asansör

I think he's more worried about that astronaut from the elevator than he is about himself.

Ben onun hakkında endişeli olduğunu düşünüyorum Asansör o astronot Kendisi hakkında daha.

It's also the only floor with secure elevator access.

Aynı zamanda güvenli asansör erişimi olan tek kat.

It's an elevator.

Bu bir asansör.

Click to see more example sentences
elevator yükseltici

But it's also you know, it's a metaphor because he's also elevated.

Ama ayrıca, bu bir metafor. Çünkü Danny aynı zamanda yükseliyor da.

Not only that, this guy has highly elevated levels of cyclopentano perhydrophenanthrene.

Sadece bu değil, bu adamın hydrophenanthren başına cyclopentano düzeyleri çok yükseltilmiş.

Temporary leg paralysis and elevated CK.

Bacaklarda geçici felç ve yükselen CK seviyesi.

Click to see more example sentences