English-Turkish translations for else:

başka · daha · yoksa · bir daha · başka zaman · diğer bir · ayrıca · başka türlü · other translations

else başka

There's a good man in there, Jack, but I think there's something else, too, and I can't do that again.

Sen iyi bir insansın, Jack. Ama sanırım başka şeyler de var. Ve ben, onu bir daha yapamam.

Is there anything else you know or anything you can tell us?

Bildiğin başka bir şey var mı? Ya da bize söyleyebileceğin bir şey?

Call me if there's anything else.

Başka bir şey olursa beni ara.

Click to see more example sentences
else daha

There's a good man in there, Jack, but I think there's something else, too, and I can't do that again.

Sen iyi bir insansın, Jack. Ama sanırım başka şeyler de var. Ve ben, onu bir daha yapamam.

I want something else from you. And you'll give it to me.

Ama ben senden bir şey daha istiyorum ve de sen bunu vereceksin.

But someone else was there too.

Ama başka biri daha vardı.

Click to see more example sentences
else yoksa

But there's nothing else I can do to help him.

Ama ona yardım etmek için yapabileceğim hiçbir şey yok.

I mean, we don't have anything else to do, right?

Yani yapacak başka bir şeyimiz yok değil mi?

No, sir, nothing else.

Hayır efendim, bir şey yok.

Click to see more example sentences
else bir daha

There's a good man in there, Jack, but I think there's something else, too, and I can't do that again.

Sen iyi bir insansın, Jack. Ama sanırım başka şeyler de var. Ve ben, onu bir daha yapamam.

There's something else I need to do.

Yapmam gereken başka bir şey daha var.

Oh, hey. I do have something else for you.

Sizin için başka bir şeyim daha var.

Click to see more example sentences
else başka zaman

If you want to talk about something else, we can talk about something else.

Eğer başka şeyler hakkında konuşmak istersen, o zaman başka şeyler hakkında konuşuruz.

Then you're gonna have to do something else.

O zaman başka bir şey yapman gerekir.

Then we can do something else.

O zaman başka bir şey yaparız.

Click to see more example sentences
else diğer bir

Is it good to be like everyone else?

Diğer herkes gibi olmak iyi bir şey mi?

Doing something for somebody else, doing things for other people.

Başkaları için bir şey yapmak, diğer insanlar için bir şeyler yapmak.

I guess that makes you a liar like everyone else.

Sanırım bu seni diğer herkes gibi bir yalancı yapıyor.

Click to see more example sentences
else ayrıca

And I did have something else for you.

Ayrıca senin için bir şeyim daha var.

Oh, and there's something else.

Ayrıca bir şey daha var.

Besides, there's someone else.

Ayrıca, başka biri daha var.

Click to see more example sentences
else başka türlü

Life is something else, really

Hayat başka türlü bir şey.

Otherwise how else could this night become all about her?

Başka türlü bu gece nasıl tamamen onun hakkında olabilir ki?

This bastard woman, she's feeling something else, maybe?

Bu alçak kadın, belki başka türlü hissediyordur, belki?

Click to see more example sentences