English-Turkish translations for embarrass:

utanmak · utandırmak · sıkmak · mahcup etmek · şaşırtmak · other translations

embarrass utanmak

I'm a little embarrassed, but it's happened before, it'll happen again.

Biraz utandım ama daha önce de olmuştu ve daha sonra yine olacak.

Because Because I'm embarrassed at being here with you.

Çünkü çünkü burada seninle birlikte olmaktan utanıyorum.

Oh, my, I am so embarrassed.

Oh, ben, ben çok utandım.

Click to see more example sentences
embarrass utandırmak

You're a romantic. And that ain't nothing to be embarrassed about.

Sen romantik birisin ve bunda utanılacak bir şey yok.

That means he's embarrassed, but he wants me there.

Bu, utanıyor ama beni orada görmek istiyor demek.

Katie, it's nothing to be embarrassed about.

Katie, bu utanılacak bir şey değil.

Click to see more example sentences
embarrass sıkmak

Is that the tall rainbow one that's really embarrassing to eat, but it's really, really good?

Bu uzun gökkuşağı mıydı? gerçekten bunu yemek sıkıcı ama bu gerçekten.. gerçekten güzel?

Must be embarrassing to see them every day.

Her gün onları görmek can sıkıcı olmalı.

But to me, he's just too embarrassing to live.

Fakat benim için, sadece yaşamak için çok can sıkıcı.

Click to see more example sentences
embarrass mahcup etmek

Now you're embarrassing me.

Şimdi beni mahcup ediyorsun.

Mom, you're embarrassing me.

Anne, beni mahcup ediyorsun.

Sometimes you embarrass me.

Bazen beni mahcup ediyorsun.

Click to see more example sentences
embarrass şaşırtmak

Does this embarrass you?

Bu seni şaşırtıyor mu?