English-Turkish translations for eminent:

seçkin · saygın · ünlü · mümtaz · üstün · yüce · other translations

eminent seçkin

This is our eminent brain researcher and "grant machine" Dr Carl Hill.

Bu bizim seçkin beyin araştırmacılarımızdan ve lokomotiflerimizden, Dr Carl Hill.

Francoise please, Dr. Gallo is an eminent scientist.

Francoise lütfen, Dr. Gallo seçkin bir bilim adamı.

He's an eminent general.

O bir seçkin general.

Click to see more example sentences
eminent saygın

I have a friend in town, a very eminent brain specialist.

Şehirde bir arkadaşım var, çok saygın bir beyin uzmanı.

Troels Höxenhaven was an eminent politician, minister of justice party leader and foreign minister.

Troels Höxenhaven saygın bir siyasetçi, Adalet Bakanı parti başkanı ve Dışişleri Bakanıydı.

There's one, Kanda Jimpachi, an eminent squire in these parts.

Bir tane var, Kanda Jimpachi, bu bölgelerdeki saygın bir toprak ağası.

Click to see more example sentences
eminent ünlü

The eminent scientist, Professor Sherman Klump Mm-hmm. and his longtime sweetheart, Denise Gaines.

Ünlü bilim adamı Profesör Sherman Klump ve uzun zamandır gönlünü kaptırdığı Denise Gaines.

We have an additional award tonight, fellow book faeries an award for Most Eminent Critic!

Bu akşam fazladan bir ödülümüz daha var sevgili kitap severler."En ünlü eleştirmen" ödülü.

Dr Jones, the eminent archaeologist?

Dr Jones, şu ünlü arkeolog mu?

eminent mümtaz

That's profesor Summerlee, the eminent coleopterist.

Şuradaki bay, Profesör Summerlee, mümtaz kınkanatlılar uzmanı.

eminent üstün

plenary, whole and entire power, pre-eminence, "authority, prerogative and jurisdiction.

Mutlak ve tüm güç, üstün olma, tek otorite, ayrıcalıklı ve yargı yetkisi.

eminent yüce

Your Eminence, I demand an answer.

Yüce Kardinalleri, bir cevap istiyorum.