English-Turkish translations for emit:

yaymak · vermek · çıkarmak · other translations

emit yaymak

It emits a pulse that creates spontaneous nausea and diarrhea.

Ani mide bulantısı ve ishal yaratan bir sinyal yayıyor.

The tracker they're wearing emits a specific GPS frequency.

Onlar. Üstlerindeki cihazı, özel bir GPS frekansı yayıyor. Bunlar onlar.

This irregular frequency is not natural. To anything emitted on earth.

Bu bozuk frekans, Dünya'dan yayılan doğal bir şey değil.

Click to see more example sentences
emit vermek

There's a tiny naqahdah power source designed to emit a low-level charge.

Küçük bir naqahdah güç kaynağı var, düşük seviyede akım vermek için tasarlanmış.

It emits a disorienting light and amplified voltage.

Zihin karıştıran bir ışık ve yüksek voltaj veriyor.

emit çıkarmak

This little guy emits a beep at random intervals.

Bu küçük adam rastgele aralıklarla bip sesi çıkartacak.