English-Turkish translations for emotion:

duygu · his · duygusallık · heyecan · other translations

emotion duygu

My brother Peter was killed a few years ago, and it's still a very emotional topic for us all.

Kardeşim Peter, bir kaç yıl önce öldürüldü ve bu bizim için hala çok duygusal bir konu.

And maybe Avery is a little emotional these days.

Ve belki de Avery bu günlerde biraz duygusal.

There's no emotional bond.

Duygusal bir bağ yok.

Click to see more example sentences
emotion his

All these feelings and emotional crap.

Bütün bu hisler ve duygusal zırvalıklar.

You should trust your emotions more. Stop thinking so much.

Hislerine daha çok güven, bu kadar çok düşünmeyi bırak.

It was real emotions, a real decision.

Gerçek hisler ve gerçek bir karar.

Click to see more example sentences
emotion duygusallık

And she gets emotional and says, "What will happen to you, Amar?

Ve o duygusallığı alır ve der ki.."..Sana ne olacak, Amar"?

Too much emotion involved.

Çok fazla duygusallık var.

Evolution tends to eliminate, or at least, uh Subjugate emotion.

Evrim, duygusallığı yok etmeye ya da en azından boyun eğdirmeye meyillidir.

Click to see more example sentences
emotion heyecan

And that's the area to me where it gets more interesting and exciting, and more emotional.

İşte benim için daha enteresan, daha heyecan verici ve daha duygusal olan alan budur.

Hate is a very exciting emotion.

Nefret heyecan verici bir duygudur.

I'm very emotioned..

Şey, çok heyecanlıyım.