English-Turkish translations for employ:

çalıştırmak · işveren · iş vermek · kullanmak · hizmet · other translations

employ çalıştırmak

Yeah, I'm not the only nurse employed there, you know.

Ben sadece orada çalışan bir hemşire değilim, bunu biliyorsun.

Mr. Gaines, have you employed a faculty or not?

Bay Gaines, fakültenizde çalışan var yok mu?

Also employed are Rich's brother Blake, cousin Neil and stepdaughter Mara.

Rich'in ağabeyi Blake, kuzeni Neil ve üvey kızı Mara da orada çalışıyor.

Click to see more example sentences
employ işveren

But he's a good man and a decent employer.

Ama o iyi bir adam. Ve dürüst bir işveren.

She's a terrible enemy, Master Merlin and a very poor employer.

O korkunç bir düşmandır, Efendi Merlin ve fakir bir işveren.

Now his employer wants him dead

Şimdi işvereni onu ölü istiyor.

Click to see more example sentences
employ iş vermek

N-Now, Marjorie, this is a potential employer, so, uh please try to make a good impression.

Şimdi, Marjorie,. .bu olası bir veren o yüzden lütfen... .iyi bir izlenim bırakmaya çalış.

Adam Donner's employment here has been terminated.

Adam Donner'ın buradaki işine son verildi.

That's how many workers Ford employs.

Ford bu kadar işçiye verir.

Click to see more example sentences
employ kullanmak

Lewis used him as a former employer.

Lewis onu eski bir patron olarak kullanmış.

He employs a similar technique.

O da benzer bir teknik kullanıyordu.

Ninjitsu employs explosive powders.

Ninjitsu'da patlayıcı tozlar kullanılır.

employ hizmet

Employment records, security logs, time cards.

Hizmet kayıtları güvenlik günlükleri, zaman kartları.