English-Turkish translations for encourage:

teşvik etmek, teşvik etme · cesaretlendirmek · cesaret vermek · yüreklendirmek · desteklemek · other translations

encourage teşvik etmek, teşvik etme

Now, someone here has tremendous talent, and I want to encourage it.

Şimdi, burada birinin şahane bir yeteneği var ve ben de onu teşvik etmek istiyorum.

It's not wise to encourage them, Miss Sarah.

Onları teşvik etmek akıllıca değil, Bayan Sarah.

Don't encourage him, Vic.

Onu teşvik etme Vic.

Click to see more example sentences
encourage cesaretlendirmek

I think people need encouragement sometimes, don't you, Mr Marlowe?

İnsanları bazen cesaretlendirmek gerek değil mi Bay Marlowe?

Monique, please don't encourage him.

Monique, lütfen ona cesaret verme.

Well, it's not definite, but it's encouraging.

Kesin bir şey yok ama cesaret verici.

Click to see more example sentences
encourage cesaret vermek

I didn't do anything to encourage him, Mom. I swear.

Ona cesaret verecek hiçbir şey yapmadım anne, yemin ederim.

Of course my role was to support and encourage him.

Tabii ki benim rolüm ona destek ve cesaret vermekti.

Well, it's not definite, but it's encouraging.

Kesin bir şey yok ama cesaret verici.

Click to see more example sentences
encourage yüreklendirmek

And that is an encouraging thought.

Ve bu yüreklendirici bir düşünce.

That, my friend, is very encouraging.

İşte bu, dostum, çok yüreklendirici.

encourage desteklemek

Very, very supportive. Encouraging.

Çok destekleyici, teşvik edici.