English-Turkish translations for enduring:

devamlı., devamlı · dayanıklı · kalıcı · other translations

enduring devamlı., devamlı

Charles Flyte may be dead, but that idea of faith and hope must endure.

Charles Flyte ölmüş olabilir ama inanç ve umut fikri devam etmelidir.

But I serve the throne, and the throne will endure.

Ben tahta hizmet ediyorum ve taht devam edecek.

The Bach family must endure.

Bach ailesi devam etmeli.

Click to see more example sentences
enduring dayanıklı

Welcome aboard the Jedi cruiser, Endurance.

Jedi Kruvazörü Dayanıklı'ya hoş geldiniz.

It's so enduring and hard-working

Çok dayanıklı ve çalışkandır.

Enduring and inescapable.

Dayanıklı ve bırakmaz.

enduring kalıcı

And I had to endure a really weird, very long walk of shame.

Ve ben katlanmak zorunda kaldı gerçekten garip, çok uzun utanç yürüyün.