English-Turkish translations for energy:

enerji · güç · kuvvet · gayret · enerjik · energy · other translations

energy enerji

They have all this annoying energy and they're all pink and smooth like a baby.

Hepsinde sinir bozucu bir enerji var ve hepsi bir bebek kadar pembe ve yumuşak.

Gives me energy.

Bana enerji veriyor.

He pours his energy into this garden because he doesn't like being a computer programmer.

O onun enerji döküyor bu bahçe çünkü o olmak gibi değil bir bilgisayar programcısı.

Click to see more example sentences
energy güç

There's a strong energy here.

Burada güçlü bir enerji var.

Do you know how much energy it gives us?

Bize ne kadar güç veriyor biliyor musun?

That rock has power, energy, intelligence and purpose.

O taşın gücü, enerjisi, zekası ve amacı var.

Click to see more example sentences
energy kuvvet

And I sense there was a sudden release of energy here, yes, very powerful.

Ve burada ani bir enerji patlaması olduğunu hissediyorum. Evet, çok kuvvetli bir enerji.

Isn't that the most explosive and powerful energy source known to mankind?

Bu bilinen en patlayıcı ve kuvvetli enerji kaynağı değil mi?

Solstar's a regional heavyweight in the energy-services business big footprint in Colombia.

Solstar enerji hizmetleri sektöründe bölgesel bir kuvvet. Kolombiya'da büyük izleri var hatta.

Click to see more example sentences
energy gayret

Come on, more energy!

Daha fazla gayret. Hadi.

I'm just wasting energy and effort.

Sadece enerji ve gayret israf ediyorum.

Artistic spirit and toil, passion and energy

Sanatçı ruhu ve emek gerekir, tutku ve gayret

energy enerjik

Such energy. –It's a miracle.

Amma enerjik! Bir mucize bu.

Withi enthusiasm and energy!

Ne kadar coşkulu ve enerjik!

He has more energy than others, greater appetites and desires.

Diğerlerinden daha enerjik, daha büyük bir iştahı ve arzuları var.

energy energy

Aktaion Energy has other divisions.

Aktaion Energy'nin başka bölümleri de var.