English-Turkish translations for engaged:

nişanlı · meşgul · tutulmuş · sözlü · other translations

engaged nişanlı

It's funny, my daughter is also engaged, but it's a very very dark affair.

Çok garip, benim kızım da nişanlı ama çok kötü bir ilişki içerisinde.

Look, Michael, it's not like we're engaged.

Bak, Michael, biz nişanlı falan değiliz, tamam mı?

She is engaged to someone else, okay?

Başka biriyle nişanlı o. Tamam mı?

Click to see more example sentences
engaged meşgul

Big Bad Wolf is engaged.

Büyük Kötü Kurt meşgul.

You ever been engaged, Becky?

Hiç meşgul olmuştur, Becky?

Mr. Reese is otherwise engaged.

Bay Reese başka bir işle meşgul.

Click to see more example sentences
engaged tutulmuş

Keep him engaged.

Onu meşgul tutun.

Crouch and hold engage!

Eğil ve tut çarpışın!

Mr. Edward Ross, engages you as his lawyer.

Bay Edward Ross, avukat olarak sizi tutuyor.

engaged sözlü

She's my girlfriend, and we're basically pre-engaged.

O benim kız arkadaşım, ve sözlü sayılırız.