English-Turkish translations for engine:

motor · makine · makina · alt · lokomotif · itfaiye arabası · other translations

engine motor

Well, I mean, what was it? A small car with four wheels and a little engine at the front?

Demek istediğim, nasıl bir şeydi, dört tekeri ve önünde küçük motoru olan küçük bir araba mı?

I have a task for you, thinking engine.

Senin için bir görevim var düşünme motoru.

It's not my engine.

Motor benim değil ki.

Click to see more example sentences
engine makine

Because it's a weapon, he was supposed to be its engine, that's why he left.

Çünkü makine bir silah. Onun da motoru olması gerekiyordu. Bu yüzden gitti.

And my brother, who's a mechanical engineer, sells bread.

Kardeşim de makine mühendisi ama ekmek satıyor.

There was an accident in Engineering.

Makine Dairesinde bir kaza oldu.

Click to see more example sentences
engine makina

She's really beautiful, that old engine.

Şu eski makina, gerçekten çok güzel.

Engine room taking water!

Makina odası su alıyor!

The engine room's not ready.

Makina dairesi henüz hazır değil.

Click to see more example sentences
engine alt

I checked under the hood. The engine looks beautiful.

Kaputun altına baktım, motor çok güzel görünüyor.

Engine room under attack!

Makine odası saldırı altında!

Fire room and engine room, flooded.

Kazan dairesi ve motor sular altında.

engine lokomotif

Maybe, but just the engine.

Belki, ama sadece lokomotif.

That's how powerful the steam engine is.

İşte buharlı lokomotif bu kadar güçlü.

engine itfaiye arabası

A fire-engine, an ambulance, a truck anything!

İtfaiye arabası, ambulans, kamyon, herhangi bir araba!

Fire-engine red. Yeah?

İtfaiye arabası kırmızısı.