English-Turkish translations for engineer:

mühendislik, mühendis · yapmak · makinist · teknisyen · makine mühendisi · tasarlamak · çarkçı · düzenlemek · other translations

engineer mühendislik, mühendis

Yeah, but to make something that big, you'd need a chemical engineer.

Evet ama o kadar büyük bir şey için kimya mühendisi gerek.

But you do know something about engineering.

Ama mühendislik hakkında bir şeyler biliyorsun.

Engineering systems and main power should be operational soon.

Mühendislik sistemi ve ana güç yakında kullanıma hazır olacak.

Click to see more example sentences
engineer yapmak

But, as a Turkish engineer, I want to build a Turkish automobile.

Ama ben bir Türk mühendisi olarak bir Türk otomobili yapmak istiyorum arkadaşlar.

An engineer did that, too.

Onu da bir mühendis yaptı.

Pierce is partnering with software engineer Emily Morton and surprisingly, Ben Kamin, his former rival.

Pierce'ın ortaklığını yazılım mühendisi Emily Morton ve şaşırtıcı şekilde eski rakibi Ben Kamin yapacak.

Click to see more example sentences
engineer makinist

Dr. McCoy, Mr. Spock and Engineer Scott find themselves in complete agreement.

Dr. McCoy, Mr. Spock ve Makinist Scott tamamen aynı fikirdeler.

Boy, you're going to make a great engineer someday.

Evlat, bir gün büyük bir makinist olacaksın.

Engineer Scott reporting.

Makinist Scott bildiriyor.

Click to see more example sentences
engineer teknisyen

Or reactor technicians, weapon test specialists network engineers.

Ya da reaktör teknisyenleri. Silah testi uzmanları İletişim ağı mühendisleri.

Look, I'm an engineer, a mechanic.

Bak ben mühendisin, bir teknisyen.

Daniel Bate, chief engineer. William Greg.

Şef teknisyen Daniel Bate, William Greg.

Click to see more example sentences
engineer makine mühendisi

Data is an extraordinary piece of engineering but it is a machine.

Data sıradışı bir mühendislik ürünü, ama yine de bir makine işte.

And my brother, who's a mechanical engineer, sells bread.

Kardeşim de makine mühendisi ama ekmek satıyor.

Uh, mechanical engineering, I think.

Uh, sanırım makine mühendisliği.

Click to see more example sentences
engineer tasarlamak

Your father designed a lousy engine.

Baban boktan bir motor tasarlamış.

As an engineer designing a bridge.

Köprü tasarlayan bir mühendis gibi.

Zefram Cochrane designed that engine himself.

Zefram Cochrane bu motoru kendi tasarlamış.

Click to see more example sentences
engineer çarkçı

Lieutenant B'Elanna Torres, Chief Engineer

Binbaşı B'Elanna Torres, Baş Çarkçı

Standard light, Engineer.

Çarkçı, standart ışık.

Engine Man, First Class, Brad Stepanak!

Çarkçı, Birinci sınıf, Brad Stepanak!

engineer düzenlemek

Butler Liu has engineered a coup.

Baş kahya Liu darbe düzenledi.