English-Turkish translations for enjoy:

hoşlanmak · tadını çıkarmak · hoşuna gitmek · zevkli · keyfine bakmak · zevk almak · eğlenmek · sevmek · beğenmek · eğlendirmek · tatlı · yararlanmak · other translations

enjoy hoşlanmak

I mean, don't get me wrong, I enjoy a bit, son, but is it healthy?

Yani, beni yanlış anlama, benim de biraz hoşuma gider, evlat, ama bu sağlıklı mı?

Which is odd, because I'm really enjoying this.

Bu garip çünkü gerçekten çok hoşuma gidiyor.

Did you enjoy it, Captain?

Kaptan, hoşuna gitti mi?

Click to see more example sentences
enjoy tadını çıkarmak

It's a lovely day outside, so let's go outside and enjoy this Sunday for a change.

Dışarıda çok güzel bir gün var, şimdi dışarı çıkalım ve bu güzel günün tadını çıkaralım.

So you're gonna sit here and enjoy it.

O zaman otur şuraya ve tadını çıkar.

Just enjoy this moment.

Bu anın tadını çıkar.

Click to see more example sentences
enjoy hoşuna gitmek

This ends here, this ends now! Really going to enjoy this.

Bu hemen şimdi bitecek! bu çok hoşuma gidecek!

Well, I enjoyed the previous one so much, I wanted one more.

Önceki çok hoşuma gitti, bu yüzden bir kez daha istedim.

I said, I enjoyed having lunch with you.

Dedim ki, seninle yemek yemek hoşuma gitti.

Click to see more example sentences
enjoy zevkli

We're here to celebrate our new life with no magic and no demons, so why don't we just enjoy it?

Biz sihirli ve hiçbir iblisler ile yeni bir hayat kutlamak için buradayız, neden biz sadece zevk değil mi?

And guess what, I enjoyed it.

Ve tahmin et ne, bundan zevk aldım.

Be yourself and enjoy it.

Kendin ol ve zevk al.

Click to see more example sentences
enjoy keyfine bakmak

Just go outside and enjoy yourself, and forget about all this nonsense.

Dışarı çık, ve keyfine bak, ve bütün bu saçmalıkları unut.

Now relax, my friend, and enjoy yourself.

Şimdi rahatla ve keyfine bak dostum.

Yes, enjoy yourself, for God's sake.

Evet, keyfinize bakın, Tanrı aşkına.

Click to see more example sentences
enjoy zevk almak

Oh, and I'm very much enjoying the dirty bathroom.

Oh, ve ben çok kirli banyo zevk alıyorum.

But tonight, I will enjoy.

Ama bu gece, zevk alacağım.

I shot the boy, too, and I enjoyed it.

Çocuğu da ben vurdum, ve bundan zevk aldım.

Click to see more example sentences
enjoy eğlenmek

I have a very good job that I enjoy, a lovely home, a healthy and smart child

Çok iyi bir işim var, eğleniyorum, güzel bir evim sağlıklı ve zeki bir çocuğum

I really enjoyed myself last night.

Dün gece gerçekten çok eğlendim.

Really, really enjoying this plane.

Bu uçakta gerçekten eğleniyorum.

Click to see more example sentences
enjoy sevmek

You enjoy reading so much, right?

Okumayı çok seviyorsun, değil mi?

And like most teenagers, she enjoyed parties and pizza.

Ve çoğu genç gibi partileri ve pizzayı severdi.

He really enjoyed coffee.

Kahveyi gerçekten çok severdi.

Click to see more example sentences
enjoy beğenmek

I really enjoyed the movie tonight. And I'm not tired at all.

Bu geceki filmi gerçekten çok beğendim ve hiç de yorgun değilim.

I enjoyed the movie too.

Ben de filmi beğendim.

Yes, Tony, I also enjoy The Apprentice.

Evet, Tony, ben de The Apprentice'i beğendim.

Click to see more example sentences
enjoy eğlendirmek

Georgia, go back and enjoy it.

Georgia, geri dön ve eğlen

So enjoy today, Mr. Krabs, because by tomorrow, I'll have the formula.

Bugün iyi eğlen Bay Yengeç çünkü yarın formül benim olacak.

You enjoy I coming..

Sen eğlen ben geliyorum.

Click to see more example sentences
enjoy tatlı

Though I think Harry enjoyed dessert.

Ama sanırım Harry tatlıyı beğendi.

Enjoy sweet dumplings together

Enjoy tatlı köfte birlikte

Employment Enjoyment Summerslam Grill Jam Fun-splosion?

Müsabakalar Izgara Tatlılar Çılgınlığı'nı sen mi düzenleyeceksin?

enjoy yararlanmak

Well, enjoy it, because I am returning this tomorrow.

Peki, bundan zevk çünkü Yarın bu iade ediyorum.

So enjoy today, Mr. Krabs, because by tomorrow, I'll have the formula.

Bugün iyi eğlen Bay Yengeç çünkü yarın formül benim olacak.