English-Turkish translations for enlarge:

büyümek, büyütmek · genişlemek, genişletmek · büyüme · other translations

enlarge büyümek, büyütmek

Then Mr. Anders enlarged it for me.

Sonra Bay Anders onu benim için büyüttü.

Psychosis, abdominal pain, pleural effusions, enlarged heart, coma.

Psikoz, karın ağrısı, plevral effüzyonlar büyümüş kalp, koma.

She had enlarged lymph nodes, but it's not mono.

Büyümüş lenf nodülleri var değil mi? Ama tekli değil.

Click to see more example sentences
enlarge genişlemek, genişletmek

Same puncture wound same enlarged adrenal gland and same extreme behavior.

Aynı yara deliği, aynı genişlemiş adrenalin bezesi ve aynı sıradışı davranışlar.

Respiratory failure. Enlarged lymph nodes.

Solunum yetmezliği genişlemiş lenf bezleri.

Oh, no. that was practicing enlarging his esophagus.

Oh, hayır Bu da onun midesini genişletmek için yapılmış

Click to see more example sentences
enlarge büyüme

No infiltrate, just enlarged hilar lymph nodes.

Akıntı yok. Sadece hiler lenf düğümlerinde büyüme var.

Enlargement of the left ventricle suggests an infiltrative disease.

Sol ventriküldeki büyüme infiltratif bir hastalığı gösteriyor.

No enlargement and no palpable mass, so no cancer.

Büyüme ve elle hissedilir bir kütle yok. Yani kanser olamaz.