English-Turkish translations for enlighten:

aydınlatmak · aydın · bildirmek · aydınlatma., aydınlatma · açıklamak · irfan · other translations

enlighten aydınlatmak

Well, maybe this will be an enlightening experience for you, too.

İyi ama belki bu senin için de aydınlatıcı bir deneyim olur.

Then please enlighten me.

O zaman lütfen aydınlat beni.

Go ahead and enlighten me.

Devam et ve beni aydınlat.

Click to see more example sentences
enlighten aydın

How do you know he was such the enlightened male, Dawson?

Onun ne kadar aydın bir erkek olduğunu nereden biliyorsun ki, Dawson?

Let's just say Milo's in a highly enlightened position.

Diyelim ki sadece Milo'nun son derece aydın bir konumda.

I'm not that enlightened.

Ben o kadar aydın değilim.

Click to see more example sentences
enlighten bildirmek

And after this very enlightening conversation, you know what I'm starting to think?

Ve bu aydınlatıcı sohbetten sonra ne düşünmeye başladım, biliyor musun?

Do you know Siddhartha reached Enlightenment under this tree?

Biliyor musun, Siddhartha aydınlanmaya bu ağacın altında ulaştı.

Yeah, even in this supposedly enlightened age, there's a double standard.

Evet, güya çağdaşlaşmış bu çağda bile çifte standart var.

Click to see more example sentences
enlighten aydınlatma., aydınlatma

Special Agent Fornell has offered to enlighten us on recent events.

Özel Ajan Fornell, son olaylar hakkında bizi aydınlatmayı önerdi.

enlighten açıklamak

It's very enlightening.

Çok açıklayıcı oldu.

enlighten irfan

Like the first Vulcans, these people are struggling toward a new enlightenment.

İlk Vulkanlar gibi bu insanlar da ilim irfan için mücadele ediyorlar.