English-Turkish translations for ensure:

sağlamak · garantilemek · other translations

ensure sağlamak

But Master, is there a way to ensure good fortune?

Fakat Efendim, iyi bir şans sağlamak için bir yol yok mu?

Like new parents, Spies take preventative measures To ensure a safe environment,

Yeni ebeveynler gibi, ajanlar da, güvenli bir çevre sağlamak için, önlemler alır.

This is to ensure fertility and prosperity.

Bu doğurganlığı sağlamak ve bereketi arttırmak için.

Click to see more example sentences
ensure garantilemek

This is also a good chance to ensure Yoko's future, isn't it?

Ayrıca bu, Yoko'nun geleceğini garantilemek için de iyi bir şans, değil mi?

To ensure Mr. Turner's freedom, then, I'll still want that compass.

O zaman Bay Turner'ın özgürlüğünü garantilemek için hâlâ o pusulayı istiyorum.